ayt general masterscan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayt general masterscan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2010 Pazartesi

Ayyildiz Tim'den Duyuru;Önemli terör

İrem Almaç
08.02.2002, Aktüel


Ağız ya da burundan alındığında iradesiz bir yaratığa dönüştürüyor. Karşınızdakinin her istediğini yapıyor, ne sorarsa cevap veriyor, üstelik daha sonra bir şey hatırlamıyorsunuz. Tıpkı artık "tecavüz hapı" olarak anılan Rohypnol ve GHB'deki gibi... Büyücülerin faydalandığı Kolombiya kökenli Burundanga maddesini CIA bir süredir operasyonlarında kullanıyor.

Küba'daki El Kaide ve Taliban "terörist"lerini televizyonda hemen her gün izliyoruz. Ne yiyip içtikleri, ayaklarındaki prangaların kaç kilo olduğu, dini vecibelerini nasıl yerine getirdikleri ekranda bir bir anlatılıyor. Ama nerede, nasıl sorgulandıkları henüz bilinmiyor. İnternette komplo teorileri sayfalarında gezintiye çıkmışken, bu sırrı aydınlatabilecek bir ipucuna rastladık; tabii sadece bir ipucu...

www.serendipity.magnet.ch adlı sitede verilen bilgiye göre Amerikan İstihbarat Örgütü CIA'nın sorguya çektiği kişiler, Şamanlar'ın kullandığı bir bitki sayesinde "bülbüle" dönüyor. Ve "Burundanga" adlı bu bitkiden yararlanılarak "Çok Gizli" operasyonlar bile tereyağından kıl çeker gibi yürütülüyor. Bu nedenle bitkiye bir de isim takılmış: "CIA Drug" yani "CIA Hapı." Zaten internette bu isimle bir arama yaptığınızda karşınıza Burundanga çıkıyor.

Casusluk öykülerine balıklama dalmadan önce bir bitkinin nasıl olup da stratejik bir silaha dönüştüğüne bakalım. Latin Amerikalı Kızılderililer tarafından binlerce yıldır ayinlerde kullanılıyor Burundanga. Adı geçen madde, Kolombiya ve Peru'da yetişen Borrachero Ağacı yapraklarının ve tohumlarının toz hali. Borrachero, çok büyük dikenli, sonbaharda pembe çiçekler açan güzel bir ağaç. Halk arasındaki adı Sarhoş Ağacı. Ama bu ağaçtan elde edilen tozun etkisi ağaç kadar güzel değil. Burundanga'yı yuttuğunuzda ya da soluduğunuzda etkisi geçene kadar sizden istenen herşeyi yapıyorsunuz. Üstelik geçici hafıza kaybına uğradığınızdan daha sonra da ne yaptığınızı hatırlamıyorsunuz. Çünkü içindeki Scopolamine maddesi kullananı bir nevi kimyasal hipnoza sokuyor. Bu özellikleriyle de Rohypnol ve GHB (Gamma Hydroxybutyric Asit) ile birlikte "tecavüz ilaçları" kategorisine de giriyor. Ama bu maddelerle arasında ciddi bir fark var. O fark da, Burundanga'ya maruz kalanların istenen herşeyi kuzu kuzu yerine getirmesi ve sorulan her soruya cevap vermesi. Bu nedenle Burundanga, II. Dünya Savaşı'nın canavar Nazi doktoru Jozef Mengele tarafından "Doğruluk Serumu" olarak isimlendirilmiş. "İlacın" SS subayları tarafından sorgulamalar sırasında kullanıldığı da biliniyor.

"İnsanlar, uyuşturucu katırı yapılıyor"

Bir gün yolunuz Kolombiya'ya düşerse birazdan okuyacaklarınız hayatınızı kurtarabilir! Gerçi oraya vardığınızda kokusu ve tadı olmayan, suda eriyebilen ve temas edildiğinde özgür iradenizi tamamen elinizden alacak olan bu madde konusunda uyarılacaksınız. Çünkü Kolombiya Turizm Bakanlığı'nın bastırdığı broşürlerde de sözkonusu madde için "aman dikkat" deniyor!

Kolombiya'nın ekonomik durumu malum; işsizlik, fakirlik insanları canından bezdirmiş durumda. İşte bu yüzden Burundanga sokak çetelerinin, hırsızların ve fahişelerin elinde tabancadan daha etkili bir silaha dönüşmüş. Temini son derece kolay olan bu madde kurbanları etkisiz hale getirmek ve soyup soğana çevirmek için kullanılıyor.

Kolombiya'nın başkenti Bogota'nın ünlü mimarlarından David Menendes geçen aralık ayında tam iki kez "Sarhoş Ağacı"nın kurbanı oldu. Olayı kendi ağzından dinliyoruz: "Bir cuma akşamı iyi giyimli iki kişi yanıma yaklaştı. En son hatırladığım görüntü buydu. Yaklaşık 24 saat sonra evimde uyandım. Kapıcıya ne zaman geldiğimi sordum. Sabaha karşı uyurgezer bir halde eve geldiğimi söyledi." Burundanga öykülerini sık sık duymuş olan Menendes, hemen bankaya gidiyor ve bir önceki gece banka kartından yaklaşık 700 dolar çekildiğini görüyor. Hemen polise başvuran Menendes'in kan örnekleri alınıyor. Çünkü kanında Scopolamine maddesi bulunan kişiler Kolombiya, ABD ve Kanada yasalarına göre işledikleri suçlardan ötürü cezalandırılamıyor. Bu olaydan tam üç gün sonra Menendes, aynı yöntemle yine bir miktar parasını ve otomobil teybini kaptırıyor. Ve Menendes, yanına yaklaşanlardan sonrasını hatırlamıyor...

Alkol ve uyuşturucu kaynaklı suçlar üzerine araştırmalar yapan Dr. Stephen M. Pittel de Burundanga üzerinde özel bir çalışma yapmış. Pittel raporunda Bogota polisinin her ay Burundanga bağlantılı 500 suç duyurusu aldığını, acil servise gelen hastaların yarıya yakınının bu maddeyle ilgili şikayetlerden muzdarip olduğunu yazmış. Raporda olayların yaygınlık sebebini maddenin birçok şekilde kullanılmasına bağlıyor: "Avları, içeceklerinin ya da ikram ettikleri sakızların veya sigaraların içine Burundanga koyarak ya da sadece tozunu suratlarına üfleyerek ağa düşürüyorlar."

Bogota'nın en ünlü toksikoloji kliniğinin sahibi ve şehrin tüm toksikoloji kliniklerinin sorumlusu Dr. Camilo Uribe, ajanlara, konsoloslara ve firma yöneticilerine konferans vermek için sık sık ABD'ye çağrılıyor. Kolombiya'ya sık sık gelmek zorunda kalan insanları bu konuda uyarıyor Uribe. Çünkü geçmişte birçok önemli kişinin ABD'ye yüklü miktarda uyuşturucu sokmaya çalışırken yakalandığı ve kanlarında Burundanga çıktığı biliniyor. Dr. Uribe "Tacirler bu 'önemli' insanları sınırı geçebilecek katırlar olarak kullanıyor" sözleri ile durumu özetliyor.

"Bakanlık koltuğunu kurtardı!"

Gelelim bu tecavüz hapının nasıl olup da "CIA Hapı" unvanı aldığına. Mel Gibson "Komplo Teorisi" (Conspiracy Theory) filminde, CIA'nın türlü operasyonları için kullanılmış ama yaptıkları unutturulmuş bir ajanı canlandırıyordu. Burundanga ismiyle internette ufak bir araştırma yaptığımızda CIA'nın bu maddeyi sık sık aynı amaçla kullandığı bilgisine rastlıyoruz. Yani Burundanga kişiyi hipnoza sokarak verilen göreve kilitliyor ve hafızayı kısa süreli silerek vücudu terkediyor. Bazı ajanların üç hafta süresince bu maddenin etkisi altında kaldığı belirtiliyor.

Bu arada, wealth4freedom.com adresli sitede ilginç bir öyküye de rastlıyoruz. Ajan filmlerini aratmayacak bu öykü CIA'nın çok etkili olduğu bir Orta Amerika ülkesinde geçiyor. Bay X, CIA'nın desteklediği Nikaragualı grubun başındaki bir şahıs. 1990'da Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega'nın demokratik seçim çağrısıyla bir hayli heyecanlanıyor ve önemli bir bakanlık koltuğunu kapabilmek için ABD Başkanı George Bush'a baskı yapmaya başlıyor. Ve söylenen o ki baba Bush yeraltı ilişkilerinin ortaya çıkması endişesiyle evlere şenlik bir plan yaptırıyor.

CIA'nın eski ajanlarından Tatum'dan dinliyoruz: "Bay X sarışın kadınlara düşkünlüğüyle tanınırdı. Onu George Bush'un davetlisi olarak bir haftasonu gezisine çağırdık. Gece Burundanga'lı kokteyllerle başladı. New York barlarından bulduğumuz sarışın bombayla geçirdiği gece kamerayla kaydedildi. Kadınsa aynı gece ortadan kaldırıldı. Ve Bay X kaseti izledikten sonra bakan olma hayalini askıya almak zorunda kaldı."

CIA'nın 50'li yıllardan beri uyuşturucuların zihin kontrolü üzerindeki etkilerini araştırdığı biliniyor. Hatta bunun için "MKUltra" isimli bir alt birimi bile var. Kaynaklar bu birimin özellikle 1970'li yıllarda binlerce çocuk ve yetişkin insan üzerinde çeşitli "madde" deneyleri yaptığını gösteriyor.

Bunları okuduktan sonra etkisi daha 1940'larda Alman bilimadamlarınca tescil edilmiş Burundanga'nın günümüzde de kullanılmasının şaşırtıcı bir tarafı kalmıyor. Ama eğer "Taliban esirlerin" de "tecavüz hapı" etkili Burundanga vasıtasıyla sorgulandığı ortaya çıkarsa, asılşaşırtıcı olan bu olacak..
Ayyildiz.org

26 Mayıs 2010 Çarşamba

AYT,den Duyuru



Bir Tane Türkiye'miz Var.Dünya Toplanmış Bölmeye Çalışıyor.


Amerika, 1965 Amerikalı beyazlar ve ırkçılar “Amerika bizimdir” diyordu. 20 milyon zencinin ayaklandığı olaylarda ülkede kaosta arttı, Amerika bölünme noktasına gidiyordu. Zencileri ayaklandıran, destekleyenler SSCP (Şimdiki Rusya) ve Çin olduğunu CIA biliyordu, hemen devreye girdi. Çıkan olaylarda Amerikan halkı oyuna geldi, birbirini öldürdü. Amerika yok olma noktasına gelirken Başkan CFK vuruldu. Amerika bölünüyordu. Nasıl olduysa söylem değişti, Amerikan Hükümeti “Biz siyah, beyaz, kızıldereli, Asyalı kardeşiz” açıklamaları yapmaya başladı. CIA kaostan Amerika’yı kurtarıyor ve o dönemden geleceğin “Dünyayı Yöneten Amerikası” adımlarını atıyordu. Türkiye, 2016 “Türkiye bölünecek ve bunu Türkler yapacak” Türkiye artan olaylar sonrası ırkçılık son noktaya geldi. Türkiye’yi bölme planları yapanların son 2 aşaması kalmıştı. Aşamada halk sokağa dökülecek, insanlar Kürt, Türk, Alevi, Sünni, türbanlı, açık ayrımına sürüklenecekti. Amaç, Türkiye’nin bugünkü sınırlarıyla 100. Yılını kutlamasına engel olmaktı. AB, Çin, Rus istihbaratları çalışmalara başlamıştı. Yapılan çalışmalarla halkoyuna geliyor, devletine, devlet adamına düşman ediliyor, kin besliyordu. Türk, Türk’e düşman, PKK kullanılıyordu. “Derin Güçler” de devredeydi. Polis ve istihbaratçılar Türkiye’yi kurtarmak için gece gündüz görevdeydi. Onlarda CIA gibi gerçeğin farkındaydılar. Türkiye üzerinde oynanan oyun çok büyüktü. Dışarıda “Türkler Osmanlı olabilir” denerek çalışmalar yürütülüyordu. “Bu engellenmeli” diyen Avrupalı hem içte hem de dışarıda çeşitli oyunlar kuruyordu ama bu oyununa gelinmemeliydi. Şehit haberleri artıyor, şehit cenazeleri siyasete alet ediliyordu. Halk devletini yumrukluyor, oyunu yönetenler alkış tutuyordu. Çıkan olaylarla Türk-Türk’e düşman ediliyordu. Artan olaylar yavaş yavaş iç çatışmalara doğru ilerliyordu. Ordu, seferberlik emri çıkarıyordu ama içinde de çatlaklar vardı. Halk askere gitmekten tereddüt eder olmuştu. Güney doğuya birlikler sevk edilirken BM ve AB Türkiye’yi uyarıyordu, sanki bir ultimatom verir gibi. Türkiye’de 1980’lerde kardeş kardeşi öldürüyordu şimdi halka birbirini öldürür hale gelmişti. BM Türkiye’ye müdahale kararı alıyor ve Nato Güçleri’ni Yunanistan sınırında konuşlandırıyordu. Türk Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar sistemlerine dışarıdan yapılan uydu müdahaleleri yüzünden kullanılamıyordu. Yazılımları dışarıdan paket olarak alan Türkiye şimdi hava gücünden yoksun, eli kolu bağlı bir halde yapılanları izlemek zorundaydı. Daha önce Irak ve İran’da olduğu gibi. Yapılan ambargolar, limanların kapatılması, gümrük kapılarının kullandırılmaması sonucu Türk Halkı stoklarını da bitirme noktasına gelmişti. Özelleştirmeler olağan dışı durumlar için kullanılacak olan “Ofisleri” de sattırmıştı. Çeşitli bahaneler göstererek hava saldırıları yapılıyor, halka göz dağı veriliyordu. Eli kolu bağlanan Türkiye’nin elinden Kıbrıs alındı, Ege Denizi’nin kontrolü tamamen Yunanistan’a verildi. Dışarıdan toprak isteyenler de boş durmamıştı ve Türkiye’nin topraklarının dörtte birini çoktan almışlardı. Yakın olanların müdahaleleri yetmezmiş gibi kıtalar ötesinden yağma için destek geliyordu. Türkiye’nin yönetiminde onların atadığı yöneticler vardı. Amaç daha önce yapamadıkları, kaçırdıkları fırsatı kullanmaktı. Yer altı kaynaklarını yağmalamak ilk hedefti. Daha önce çeşitli bahanelerle yer altı kaynaklarının kullanılması engellenmemişmiydi. Şimdi Türkiye’nin bildiği bor ve uranyum zenginlikleri hedefteydi. Sömürge olan Türkiye Cumhuriyeti Irak ve Filistin’in durumuna dönmüştü. Elinden toprakları gitmiş, her yerinde bombalar patlayan, kız çocuklarına tecavüz edilen, çocukları zevk için öldürülen bir ülke haline getirilmişti. BM ve dünya durumu canlı yayınlarda izliyordu. Uyanmakta geç kaldığının farkına halk ancak varmıştı. Pişmanlık için geç kalınmıştı. Vatansever görünen sahtekarlar da İsviçre’ye kaçırdıkları paraları zevkle yiyorlardı. Rüzgarın Efendisi silkinerek, acı ile gözlerini açıyordu. Elindeki Avrupa Birliği istihbarat raporuna bakıyordu; “Türkiye’yi bitirme planı”. 2000’li yıllarda bahsi edilen bu belgeyi hep hayal zannetmişti. O dönemde konuşulan bu belgenin gerçek olduğunu görüyordu şimdi. Belgede okuduklarının gerçeğe döndüğünü görmek onu daha da şaşırtmıştı. 2000’li yılların başında hazırlanan bu plan satır satır hayata geçirilmişti. Dış devletlerin istekleri ve kurduğu oyunlarla 1960’larda kendi başbakanını asan bir ülke haline gelen Türkiye şimdi 2010 yılında kendi başbakanına suikastlar düzenlemeye çalışan bir ülkeye dönüşmüş, yaptıklarıyla kendi sonunu yazmayı başarmıştı. Belgeye göre yapılacaklar sıralamasında son 2 aşama kalmıştı. Neydi o iki aşama? “Ayyıldız TİM-Rüzgarın Efendisi” kitabın yer alan bu yazıyı size sunduk. Size hayal gelen bu yazıları Ayyıldız TİM’in endüstriyel casuslukla AB istihbaratlarından ele geçirilmiştir. Bu kitabın çıkması için görüşülen yayınevleri baskıdan ve engellemeler sonucu yayınlayamadı. Kitabın çıkmasını durdurmaya çalışanların bilmesi gereken bir konu var “Engel olamayacaksınız”. Kitaptakileri Türk Halkı bütün gerçekleri ve delilleri ile okuyacak. Unutmayın interneti biz yönetiriz... DÜNYA'DA BİR TANE TÜRKİYE VAR VE HEPİMİZ TÜRKİYELİYİZ.HEPİMİZ KARDEŞİZ. !NE MUTLU TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞIYIM DİYEBİLENE!

www.ayyildiz.org

DAF Park Isıtıcı Arızası | Daf Parking Heater Setting | Kalibrasyon Yapma | Webasto Arıza Kodları

 Daf XG XF CF Serilerinde bulunan PARK ISITICI yani Webasto kalibrasyonunu göstereceğim. Aracımızın öncelikle soğuk olması gerekiyor sulu w...