30 Ocak 2011 Pazar

Facebook nasıl hack'lendi?

Facebook hack'lenme olayına açıklık getirdi!

Facebook, Zuckerberg'in hack'lenmesinin sorumlusu buldu: İşte hack'in tek suçlusu...


Facebook, 27 Ocak'ta meydana gelen Mark Zuckerberg'in hayran sayfasının hack'lenmesini bir API bug'ına bağladı.

Facebook'a göre bu API bug'ı, izin verilmeyen kişilerin sadece kendi sayfasında değil farklı kullanıcların sayfasında da yazmasına izin veriyor ve şirket bu hatayı düzelttiğini bildiriyor. Güvenlik şirketi Sophos'da üst teknoloji danışmanı olan Graham Cluley konu hakkında şunları söylüyor:

"Buradan anlıyoruz ki olay 26 yaşında bir gencin Starbucks'a gidip bağlantısına müdahale edildiğin fark etmemesi kadar basit değil. Anlaşılıyor ki Zuckerberg'in fan sayfasının hack'lenmesinin arkasındaki hikaye çok daha kötü. İzin verilmeyen kişilerin sayfalara güncelleme gönderebilmesi potansiyel olarak olta saldırısı, spam ve zararlı saldırılar için dahi kullanılabilirdi."

Zuckerberg'in hayran sayfası hack'lendikten sonra devre dışı bırakılmıştı, ancak şu an çalışıyor.

FarmVille’i karıştıran Türk

Facebook'ta FarmVille oynayanların duvarlarına espirili mesajlar gönderen Ekşın Man şaşkınlık yarattı.

Facebook’taki en yaygın çevrimiçi oyun olan FarmVille, Türkiye’den bir hacker’ın hedefi oldu. Ekşın Man adlı hacker, oyundaki açıkları kullanarak, üyelerin Facebook duvarlarına espirili mesajlar yazmakla yetindi.

Kullanıcıları sinirlendirse de esasen kullanıcı hesaplarına ve dosyalara zarar vermeyen hacker, FarmVille oynayan Facebook üyelerinin duvarlarına, arkadaş listelerinde olmamasına karşın, şu iki mesajı göndermeyi becerdi:

“Hey everyone be relax, your accounts are not hacked. This is a message only. Good gaming!” (Hey millet rahat olun, hesaplarınız hack’lenmedi. İyi oyunlar.)

“Can you hear me again? Farmville players? Yeees, greetings from Turkey to you too.” (Beni yine duyabiliyor musunuz? Farmville oynayanlar? Eveeet, size de Türkiye’den selamlar.”

Bu mesajın sonunda Türkçe olarak şu ifade yer aldı: “Farmville oyuncuları çileklerinizi toplayın low :D)

FarmVille’in işleticisi Zynga, oyunun hacklenip hacklenmediği konusunda henüz bir açıklama yapmadı. Ancak güvenlik açıklarıyla ilgili incelemenin sürdüğü belirtiliyor. Önceki gün, Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg’in fan sayfasına onun adıyla tufah mesajlar gönderilmiş, firma bu açığın bir yazılım hatasından kaynaklandığını açıklamıştı.

Sony: 1 - Hacker: 1

İşte son skor: Sony: 1 - Hacker: 1

Gökay ÖzbudakHacker'ların Sony'e attığı gole, dev firmadan çok gelmeden yanıt geldi: Şimdi durum 1-1.

Sizlere daha önce mahkemeye başvuran ve PS3 hack'ini internete koyan George Hotz'un bilgisayarına el koymak isteyen Sony'nin nasıl geri çevrildiğini duyurmuştuk. Kolay pes etmeyen Sony bu sefer kararı San Francisco'daki hakim Susan Illston'dan çıkarttırdı.

10 gün içinde bilgisayarını ve PS3'ü kırmak için kullandığı ekipmanını geçici süreyle teslim etmesi gereken Hotz ise durumdan pek memnun değil. Hotz'un avukatı düşüncelerini Register'a şu şekilde bildirdi; "Bu halen bay Hotz'un kişisel yetki alanı sorusunu cevaplamıyor ve biz daha da ileriye gitmeyi planlıyoruz. Müvekkilimin bilgisayarını ve sabit disklerini verecek olmasını can sıkıcı olarak nitelendirebiliriz."

Sony'nin mahkemeden, hack'in PS3'e ve yazılımlarına verdiği zararların karşılığını da istediği biliniyor.

15 Site own'z Hacked

Selamlar 15 adet site daha nasibini aldı.Site adlarınız yazmaya üşündüğümden dolayı direk kayıtlarını yazıyorum :)

Kayıtlar : http://www.by-h.org/wiev_mirr0r/?id=11540


GeneRaL


Anadolugazetesi.net Tarafımca Uyarıldı

Selamlar http://www.anadolugazetesi.net/ adlı haber platformun'da kişisel açıklar olduğundan dolayı,Attığım mail'e cevap vermedikleri için uyarı amaçlı index'i atmaya karar verdim.Siteye hiç bir şekilde zarar verilmemiştir,Site yöneticilerinden gelicekler varsa şunları gözden geçirebilirler.


Yönlendirme kategorisi ise : http://www.anadolugazetesi.net/NewsDetail.asp?catid=1&id=3891

Selamlar


Öncelikle merhabalar bloğuma uzun zamandır göz atamıyordum.Biraz daha eklentiler ekleyerek sizlerin huzurlarına sunuyorum,umarım adınıza ve adıma hayırlısı olur.Bloğuma son olarak Mp3 oynatıcısı,İller arası Hava durumu eklentisi,Televizyonda bugün ve paylaş eklentilerini yükledim umarım siz değerli okuyucular ve kendi adıma hayırlısı olur.
Saygılarımla / GeneRaL

28 Ocak 2011 Cuma


Bu ayın AdSense bülteninde aşağıdaki konulara yer verdik:
  • Ayın optimizasyon ipucu: Yeni Yıl, Yeni Birimler
  • Orijinal olmayan içerik
  • Yeni AdSense arayüzüne eklenen yeni özellikler
  • Zamanında ödeme alma
Optimizasyon: Ayın ipucu

Yeni Yıl, Yeni Birimler

Yeni Yıla başlarken, yıl boyunca AdSense gelirinizde önemli artışlar sağlamanıza yardımcı olacak, gerçekten kolay ve basit bir ipucu vermek istiyoruz.

En yüksek performansı gösteren reklam birimlerimizden birini(336x280, 300x250, 728x90 veya 160x600), şu anda hiç reklam göstermeyen veya yalnızca bir ya da iki reklam birimi gösteren sayfalara ekleyebilirsiniz. Bu, başta sitenizin yüksek trafikli alanları olmak üzere, sitenizin trafiğinden gelir elde etme olasılığınızı yükseltir!

Yeni bir standart birim eklemek için:
1. Hesabınızda oturum açın
2. Reklamlarım sekmesine gidin
3. "Yeni reklam birimi"ni tıklayın
4. Boyutu ve reklam türünü "metin ve resim reklamlar/zengin medya reklamları" olarak seçin
5. Reklam biriminizi özelleştirin ve kodu sayfalarınıza ekleyin

Yeni bir reklam birimi ekleyin!

AdSense programı, şu anda en fazla üç standart İçerik için AdSense reklam birimi yerleştirmenize izin vermektedir ve bunu ısı haritamızınönerdiği yerleşimlerde yapmanızı özellikle öneririz. Üç standart reklam birimine ek olarak, üç bağlantı birimi ve iki arama kutusu ekleyebileceğinizi de unutmayın.

AdSense ile başarıya ulaşmanın 3 altın kuralını unutmayın:

- Sayfa başına birim sayısını en üst düzeye çıkarın
- Reklam birimi içeren sayfaların sayısını en üst düzeye çıkarın
- Reklam birimi içeren sitelerin sayısını en üst düzeye çıkarın

Test edin ve testlerinizin etkinliğini özel kanallar ile izleyin, buna değer!
En Yeni AdSense Güncellemeleri

Hassas Kategori Engelleme

Hassas kategori engelleme özelliğinin tüm dünyada daha fazla dilde kullanılabilmesini sağlama çabamızın bir sonucu olarak, bu özelliğin artık Türkçe'de de resmen kullanıma sunulduğunu bildirmekten memnuniyet duyuyoruz.Hassas kategori engelleme özelliği ile, en çok 11 özel kategorideki reklamların sayfalarınızda görüntülenmesini engelleyebilirsiniz. Bu kategorilerdeki reklamlar, desteklenen dillerden herhangi birinde olmaları halinde, sayfalarınızı nasıl hedeflediklerine bakılmaksızın engellenir. Ayrıntılı bilgi için AdSense bloguna göz atın.



AdSense Youtube Kanalı ve Twitter Hesabı
Kullanıcılarımızla mümkün olan her ortamda iletişimde olabilmek için çabalarımız devam ediyor. Son olarak Türkçe AdSense Youtubekanalını ve Twitter hesabını anons etmekten mutluluk duyuyoruz. Youtube kanalımızdaki Türkçe videoları izleyebilir, Twitter üzerinden bizi takip edip düşüncelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Yeni özellikler, optimizasyon ipuçları, faydalı linkler ve duyurular ile sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Yeni AdSense arayüzüne eklenen yeni özellikler


Görüşleriniz doğrultusunda, yeni AdSense arayüzünde AdSense hesap yönetimi deneyiminizi iyileştirecek bazı değişiklikler yaptığımızı bildirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz:

• Performans raporları için sayfa düzeyindeki metriklere geri döndük
• Bazı raporlama terimlerini güncelledik
• Artık, Oyunlar için AdSense ve Video için AdSense ürünlerimize yönelik kanallar oluşturabilir, bu kanalları düzenleyebilir ve raporlar görüntüleyebilirsiniz

Daha fazla bilgi edinmek için burayı tıklayın.

23 Ocak 2011 Pazar

Askeri-darbe Zone Sitesi Hacked

Selamlar öğle saatlerinde tiyatroyansima adında
bir siteye index atmıştım.Askeri darbe adındaki mirror kayıt sitesine kayıt aldım.Hacklenen site sql inij oldugundan dolayı db'ye sql enjekte edildi.Aldığım hatadan sonra bir sql'da askeri-darbede meydana geldi.İşte sitenin kaydı.


Tiyatro Yansıma Tarafımca Hacked

Uyarılarımı dikkat etmeyen Yansıma admin yine nasibini aldı.Kategorinize uyarı şeklinde imza atmıştım.Değişen birşey olmayınca bu sefer sisteminize zarar vermeden meta kodu koydum.

Hacklenen site :
tiyatroyansima.com

Kayıtları:


Motorlu Taşıtlar Vergisi için geri sayım başladı

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin (MTV) 2011 yılına ilişkin birinci taksitinin ödeme süresi 31 Ocak 2011 tarihinde sona erecek.Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, her yıl Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenen MTV’nin 2011 yılına ilişkin 1. taksitinin ödeme süresinin 31 Ocak 2011 Pazartesi günü sona ereceği bildirildi.

Açıklamaya göre MTV mükellefleri, 2011 yılı MTV 1. taksitini şu yöntemleri kullanarak ödeyebilecekler;

”Kredi kartı ile Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının internet sayfasında (www.gib.gov.tr) yer alan İnternet Vergi Dairesi/Sık Kullanılanlar/Motorlu Taşıtlar Sorgulaması ve kredi kartı ile ödeme bölümüne giriş yapılarak. Anlaşmalı bankaların internet bankacılığını kullanarak veya doğrudan bankalara başvurarak. Motorlu Taşıtlar Vergisi yönünden mükellefiyet kaydının bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne veya motorlu taşıtlar vergisini tahsile yetkili diğer vergi dairesi müdürlüklerine başvurarak.”

Açıklamada, Gelir İdaresi Başkanlığı internet sayfasından, kredi kartı ile geçmiş yıllar da dahil olmak üzere MTV ve trafik para cezalarının da ödenebildiği kaydedildi.

21 Ocak 2011 Cuma

Vatan Sevmek

Vatanı sevmek ona hizmet etmektir.Vatan 2 cümle ile sevilmez.Vatan anadan babadan eş evlatdan önce gelmeli.Vatan sevmek sokaklara dökülmek degil,Ona hizmetle olur.Vatan toprak degildir,candır.bastıgın toprak saydıgın atalarının sehitlerinin kanıdır.ona basarken için sızlayarak sevmektir vatan.Vatan ondan ayrı kaldıgın zaman sonunda uçakdan onu gördügünden el sallamak bulutların arasında onun için göz yaşı dökmektir vatan.VATAN CANIMDIR,KANIMDIR,NAMUSUMDUR.Vatan askerdir polisdir,mitdir.vatan Büyük Türkiye cumhuriyeti vatandaşı onurunu taşımaktır.Onurla yaşamaktır vatan.

Ruhumu geri ver ;)

Bir zamanlar çok gülerdim

Şimdi hepsi gitti

Bir zamanlar çok severdim

Şimdi hepsi bitti

Aynı yerde bende yattım

Düşde geldi yanıma doğru

Şarkılarda bende kastım

Eski günler gözüme doğru.

GeneRaL # Ruh Hastası

Barca'yı da Solladık

Avrupa’da Dortmund ve Porto’dan sonra en yakın rakibine attığı 5 puan fark ile zirvede yer alan Bordo-Mavililer, ‘Uzay takımı’ denen Barcelona’yı bile solladı

Bu sezon 28 resmi maçta sadece 3 kez yenilen Trabzonspor, 2.26 gol ortalamasıyla, rakiplerini adeta ezip, şampiyonluğa güçlü adımlarla yürüdüğünün mesajını verdi

UZAY TAKIMI GİBİ

Trabzon, Avrupa zirvesine yürüyor. 2010’da altın çağını yaşayan Türkiye Kupası ve Süper Kupa’yı kazandıktan sonra lige de fırtına gibi girip F.Bahçe, Beşiktaş ve G.Saray’a tarihi fark atan en yakın takipçisi Bursaspor’un da 5 puan önünde ilk yarıyı lider bitiren Bordo-Mavililer, Avrupa Ligleri’nde de zirveye yerleşirken, ‘uzay takımı’ denilen Dünya devi Barcelona’yı bile solladı.

AVRUPA’DA DA ZİRVEDE

42 puanla devreyi kapatıp ikinci yarıya şampiyonluk yolunda büyük iddia ile giren Trabzonspor, Avrupa liglerinde zirveye doğru yürüyüşünü sürdürdü. Bordo-Mavililer, Almanya’da lider Dortmund ve Portekiz’de Porto’nun ardından, Yunanistan’da Olimpiakos ile birlikte en yakın takipçilerine attığı 5 puan fark atarak Avrupa’da en başarılı liderler arasında üçüncü sırada yer aldı. Trabzonspor, bu başarısı ile Barcelona ve Manchester United’in de önünde yer alırken, adeta gövde gösterisi yaptı.

GOL OLUP YAĞDI

Ligdeki başarısını kupaya da yansıtan Bordo-Mavililer, Konya Torku Şeker ve Manisa galibiyetleriyle gruptan çıkma şansını güçlendirip, çifte kupa yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu sezon lig, kupa ve Avrupa’da 23 resmi maça çıkan Trabzonspor, attığı 52 golle 2.26’lık gol ortamasıyla rakiplerini adeta ezerken, 2’si Liverpool’a karşı olmak üzere 3 yenilgi (Diğeri ligde Manisaspor) ile 2010’u kapattı. Trabzonspor’un şampiyonluğa emin adımlarla yürüdüğü ortada. Artık herkes 27 yıllık hasretin bitmesini bekliyor

20 Ocak 2011 Perşembe

Cepleri kırmanın yepyeni yolu!

Cepleri kırmanın yepyeni bir yolu keşfedildi.

Hacker'ların Android cepleri ve iPhone'u rahat bırakmaya niyeti yok! İşte yeni cep hack'leme yöntemi

iPhone'un ilk kez kırılmasının ardından üç sene geçti. Bilgisayar güvenlik uzmanları şimdi ise cep telefonlarını hack'lemenin yeni bir yolunu bulduklarını söylüyorlar.

Lüksemburg Üniversitesi araştırma üyesi Ralf-Philipp Weinmann, önümüzdeki hafta yapılacak Black Hat konferansında iPhone ve Android'leri yeni bir tekniği kullanarak nasıl gizli bir gözetleme cihazına dönüştürdüğünü anlatmayı planlıyor.

Weinmann bunu telefonun hücresel ağa radyo sinyalleri gönderip almakta kullanılan 'baseband' işlemcisini kırarak yaptığını, Qualcomm ve Infineon Technologies tarafından satılan ve GSM ağlarındaki radyo sinyallerini işleyen çiplerin firmware'inde bazı bug'lar bulduğunu söylüyor.

Bu, yepyeni bir araştırma konusu zira şimdiye kadarki telefon saldırıları, telefonun farklı bir alanında yoğunlaşıyordu: aygıtta çalışan işletim sistemi ve programlar. Grugq takma adlı tanınan ve bu konuda araştırmalara imza atan telefon hacker'ı bu alanda bir çok bug'ın bulunduğunu, ancak şimdiye dek bunları aramanın kimsenin aklına gelmediğini söylüyor.

Türkçe isimli Ford talebi

Almanya'nın Köln kentindeki Ford otomobil fabrikasında çalışan Türk işçileri, şirket yönetiminden Türkçe isimle bir araç üretilmesini istedi.

Ford'daki işçi sendikasında görev yapan Metin Şirin, bu yıl Türklerin Almanya'ya gelişinin 50. yılının kutlanacağını hatırlatarak, "Bu nedenle Ford yönetimine bir mektup yazarak, yeni bir araç üretilmesi durumunda isminin Türkçe olmasını istedik" dedi.

"Alternatif Liste" adlı bir oluşum kurduklarını ve bu oluşumla göçmenlerin Alman toplumuna uyumu konusunda çalışmalar da yaptıklarını belirten Şirin, Almanya'da yaşayan Türklerin artık "misafir işçi" olmaktan çıktığını ve ev sahipliği konumuna geldiğini kaydetti.

Türk işçileri olarak 50 yıldan bu yana üretiminde çalıştıkları Ford'un birçok ödül aldığına da işaret eden Şirin, "Mektubumuzda aynı Taunus, Granada, Fiesta, Taurus bölge ve yer isimleri gibi, Türkçe bir isimle de araç üretilmesini istedik. Henüz daha yeni bir konu olduğu için gelişmeleri dikkatle izliyoruz" diye konuştu.

Konya Hititler'e de başkentlik yapmış

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Eski Çağ Tarihçisi Prof. Dr. Hasan Bahar, Selçuklu Devleti’ne başkentlik yapmasıyla bilinen Konya’nın Hititler’e de başkentlik yaptığını, kentin en eski adının da Luvice dilinde "İkkuwaniia" olduğunu öne sürdü.

Prof. Dr. Hasan Bahar, Anadolu’da hüküm sürmüş, ilk imparatorluğu kurmuş olan Hititler’in, özellikle su kaynakları ve su veren bereketli dağların yakınlarına dev kaya anıtları yaptıklarını söyledi.

Bahar, bunlardan en önemlilerinin Beyşehir ilçesindeki Fasıllar ve Eflatunpınar anıtları olduğunu ifade ederek, "Her biri uluslararası önemde arkeolojik, tarihi ve turistik değere sahip olan Eflatunpınar ve Fasıllar Anıtı’nı, üzülerek söylüyorum, yıllardır tüm uğraşlarımıza rağmen tam olarak turizme kazandıramadık" dedi.

1996 yılında ise Konya’da Hitit kitabesi bulduklarını belirten Prof. Dr. Bahar, şunları kaydetti.

"Kent merkezinin güneyindeki Hatıp Mahallesi’nde bulduğumuz kitabeden yola çıkarak yaptığımız çalışmalar, bizi önemli sonuçlara götürdü. Yosunlarla kaplı bulduğumuz kitabedeki yazı, ancak güneşin doğduğu saatlerde okunabiliyor, çünkü kabartma yazı çok az belirgin. Zaten bu nedenle de bize kadar kimse bu kitabeyi bu yüzden bulamamış. Kitabede, ’Büyük kahraman Kral Mutavalliş’in oğlu kahraman kral Kurunta’ yazıyor. Kitabeyi Konya’ya davet ettiğimiz eski çağ dil uzmanlarına da detaylı olarak incelettirdik. Aynı zamanda bu kitabe, Türk araştırmacılarının Anadolu’da bulduğu tek Hitit yazılı anıtı... Diğer Hitit kitabeleri 1830’lardan beri biliniyordu, burada kazı yapan yabancı bilim adamlarınca bulunmuştu."

BİR BAŞKENT HER ZAMAN BAŞKENTTİR

Bu sonuçları 1998 tarihinden beri uluslararası bilimsel dergilerde defaten yayınladıklarını ancak bu önemli keşfin Türk kamuoyunda o dönemde iletişim olanakları bu kadar fazla olmadığı ve bu denli farkındalığın olmaması nedeniyle yankı bulmadığını vurgulayan Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü.

"Ayrıca Konya’nın o dönemde kullanılan Luvice dilindeki adının "İkkuwaniia" olduğunu kimse bilmiyor. Luvice Hitiler’den önce ve Hititler döneminde İç Anadolu’daki yaşayan Luviler’in kullandığı dil, bazı Hitit kitabeleri de bu dille yazılmış. Bizim ortaya çıkardığımız belki de en önemli bilgi, İkkuwaniia’nin bir Hitit başkenti olduğu... İnanılması zor görünüyor ancak bu durum gerçeğin ta kendisi... Tarihte bilinen ilk anlaşma olan Hititler ile Mısırlılar arasındaki Kadeş Barış Anlaşması’ndan önce, millattan önce 1200’lü yıllarda Kadeş Savaşı yapıldı.

Hitit İmparotoru Mutavalliş’in oğlu Kurunta, Konya (İkkuwaniia) bölgesinin kralıydı. Başkent Hattuşaş’ta (Boğazköy) yaşayan imparator Mutavalliş, Kadeş Savaşı için ordularıyla birlikte güneye hareket etmeden önce, başkentin Kuzeydeki barbar kavimler tarafından yağmalanmaması için devletin evrakını, tüm hazinelerini ve devlet adamlarını 1285 yılında, daha güvenli olan Konya’ya taşıdı. Bugüne kadar sadece Selçuklu Devleti’ne başkentlik yaptığı şeklinde bilinen Konya, aslında Hitit İmparatorluğu’na da 10 yıl boyunca, yani milattan önce 1275 tarihine kadar başkentlik yaptı, imparatorluk buradan yönetildi. Hititler’in başkenti, Kadeş Savaşı’nın ardından yeniden Boğazköy’e taşındı."

KAMUOYU BUGÜNE KADAR HABERDAR OLMADI

Hitit Kralı Kurunta’ya ait olan ve kendisinin bulduğu çok sayıda bilimsel araştırmaya kaynaklık eden Konya Hatıp’taki kitabenin tanıtımının 15 yıldır yapılamadığını vurgulayan Prof. Dr. Bahar, "Oysa şimdiye kadar daha büyük boyutlarda kopyası üretilip bu alanda sergilenebilirdi. Ancak şuna şükrediyoruz çünkü, bu alan balık tesisi yapımı için kullanılacaktı. Hemen bir rapor hazırlayıp bölgeyi sit alanı ilan ettirerek bu yeri tel örgüyle koruma altına aldık, tek kazancımız bu... ’Bugüne kadar bunu niye çıkıp kamuoyuna etkin bir şekilde açıklamadınız?’ diye sorarsanız; o dönemde adeta çırpındık, ancak dönemin yetkileri bu konuda inanılmaz bir duyarsızlık içinde oldukları için sesimizi duyuramadık. Bu nedenle adeta bu anıta küsmüştük" diye konuştu.

Bahar, bu bölgenin derhal ciddi şekilde koruma altına alınması gerektiğini belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin ve Konyalılar’ın bu büyük kültür kazancına geç de olsa sahip çıkması gerektiğini sözlerine ekledi.

Siber tatbikatta gerçek saldırı teknikleri

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve TÜBİTAK'ın, Türkiye'de kurum ve kuruluşların bilgi ve iletişim sistemlerine yönelik bilgi sızması, bilgisayarın çökertilmesi, web sitesinin ele geçirilmesi gibi siber saldırılara karşı savunma gücünü tespit için yapacağı tatbikatta gerçek saldırı teknikleri kullanılacak.

25-28 Ocak 2011 tarihleri arasında yapılacak ve 39 kurum ve kuruluşun katılacağı tatbikat sonrasında, siber olaylarla mücadelede Türkiye'nin teknik, idari ve hukuki kabiliyetlerinin artırılması için öneriler geliştirilecek.

AA muhabirinin aldığıyı bilgiye göre, özellikle son günlerde tüm dünyanın gündemine oturan ''wikileaks'' belgeleri, siber güvenliğin önemini ilk kez geniş bir kitlenin gündemine taşıdı. Bu olay, bilgilerin korunma yöntemlerinin yetersizliğini ortaya koydu.

Kurumların çeşitli siber olaylar karşısında verecekleri tepkilerin, bu tepkiler için kullandıkları kapasitenin ve aralarındaki koordinasyonun ölçülmesi ve farkındalığın arttırılması için BTK, TÜBİTAK-BİLGEM ile birlikte ''Ulusal Siber Güvenlik Tatbikatı-2011'' yapacak.

25-28 Ocak 2011 tarihleri arasında yapılacak tatbikatta, ilk 2 gün katılımcılar kendi kurumlarında, son iki gün ise hep birlikte aynı ortamda tatbikat icra edilecek. Tatbikata 39 kurum ve kuruluş katılacak.

-TATBİKATTA NELER YAPILACAK?-

Tatbikatta yazılı enjeksiyonlar, kurumlara yazılı olarak iletilecek ve kurumların bu olaylara tepkilerinin, yazılı olarak tatbikat yönetimine iletmeleri beklenecek.

Yazı tabanlı olarak gerçekleştirilecek tatbikatta katılımcıların eğitilmesi, farkındalık oluşturulması, kullanımda olan politika ve prosedürlerin değerlendirilmesinin sağlanması ve sistemlerin zarar görmesinin engellenmesi amaçlanıyor.

Tatbikatta, katılımcı kurumların sistemlerine ve web sitelerine yapılacak dağıtık hizmet dışı bırakma (DDOS), internet sayfası tahrifatı, port tarama, kayıt dosyası analizi gibi gerçek saldırı teknikleri kullanılacak. Gerçek saldırılar sistem yöneticilerinin teknik yeterliliklerini ve sistemlerin güvenliğini daha iyi ortaya konulması amacıyla tercih edildi.

Tatbikat sonrasında siber olaylarla mücadelede ülkemizin teknik, idari ve hukuki kabiliyetlerinin artırılması için öneriler geliştirilecek.

Tarihin ilk PC virüsü!

Virüsler 25 yaşında, yeni tehditlerse kapıda...

Tarihin ilk PC virüsü ile tanışın: 25 yıl önce ortaya çıkan Brain Virus ve 25 yılda değişenler...

Yirmi beş yıl önce bu zamanlarda Pakistan'lı Alvi kardeşler, bir DOS tabanlı PC'ye bulaşan ilk virüsü ortaya çıkarmışlardı. Virüs kodunun içine gerçek adlarını ve iş adreslerini yerleştiren kardeşlerin asıl amacı ise söylediklerine göre tıbbi yazılımlarını korsancılıktan korumaktı.

Gerçekten ne düşündüklerini bilmek güç, ancak Brain Virus adındaki virüsün bir zararının olmadığı açıktı. 25 yıl sonra bugün ise neredeyse hiçbir zararlı bu kadar masum değil ve suçlular Alvi kardeşlerin hiç aklına gelmeyen şeyleri yapıyorlar.

Zararlılar, kişinin kendini kanıtlama veya politik bir mesaj vermesinin dışında hırsızlıkta da sıkça kullanılan bir araç haline geldi. Uyuşturucu satıcılarının veya birçok suçlunun yasal işleri taklit ettiği gibi hacker'lar da bunun aynısını yapmaya başladı.

'Kit' satışları rahatsız edici bir sorun

Günümüzde ortaya çıkan rahatsız edici bir eğilim ise nispeten daha beceriksiz hacker'ların saldırı düzenleyebilmelerini sağlayan çevrim içi 'kit' satışları. Symantec'in son zamanda yayınladığı bir rapora göre bu kit'ler genellikle "açıkları kullanmaya ve genel saldırılar düzenlemeye yönelik önceden yazılmış kodlarla" geliyorlar.

Güvenlik şirketinin geliştirme yöneticisi Marc Fossi, bu kit'lerin internette 40-50 dolardan 4000 dolara kadar fiyatlarla satıldığını söylüyor. Bazı hacker'lar kit'leri için çevrim içi destek ve üyelik hizmetleri dahi sağlıyorlar, böylece müşteriler kit'lerini günceleyebiliyorlar. Symantec, alınan kit'lerin yüklenmesiyle ilgili sunulan yardımın da parayla yapıldığını gözlemlediğini söylüyor.

Fossi, bazı virüs ve diğer tür zararlıların, antivirüs yazılımınızın tanıyamayacağı kadar yeni olabileceğinin ancak bunların çoğunun bilindiğinin üzerinde duruyor ve tanınmış güvenlik yazılımları kullanarak bunları güncel tutmamız gerektiğini söylüyor.

Yazımıza Pakistanlı kardeşlerin ilk virüsleriyle başladık ancak virüs konusunun eğlenceli değil ciddi bir konu olduğunu ve bu yıl dönümünün sevindirici bir şey olmadığını söylemeliyiz...

Hackerlar okyanus ortasında bela oldu!

Yelkeniyle tek başına dünya turuna çıkan Hollandalı Laura Dekker'ın, yaşadığı maddi sorunların yanı sıra hackerlarla da uğraşmak zorunda kaldığı bildirildi.

AD gazetesinde yer alan haberde, bir bilgisayar korsanının, genç kızın yolculuğu esnasında kullandığı dizüstü bilgisayarını birkaç kez bozduğu ve bu durumun bazı sorunlara yol açtığı belirtildi. İnternet kanalıyla eğitimine devam eden Dekker'ın bu saldırılar yüzünden zaman zaman derslerinden geri kaldığı kaydedilirken, olayla ilgili olarak polise şikayette bulunulduğuna değinildi.

Kendi kullandığı bilgisayarın da korsanların saldırılarına maruz kaldığını söyleyen genç kızın babası, bilgisayarlarının kimi zaman tamir edilemez derecede bozulduğunu ve yenisini almak zorunda kaldıklarına işaret ederek, bunun da maddi sorunlara yol açtığını dile getirdi. "Böyle birşey nasıl yapılır" diyen ve korsana saldırılarını durdurması çağrısında bulunan Dekker'ın babası, bilgisayar uzmanlarından da güvenlikle ilgili yardım beklediklerini söyledi.

Dünyanın etrafını dolaşan en genç kişi olmak isteyen Dekker, turuna ağustos ayında Portekiz'den başlamıştı. Atlantik Okyanusu'nu aşan ve şu anda Sint Maarten adasında bulunan genç kızın yolculuğunun Eylül 2012'de tamamlanması bekleniyor.

Bunu yaparsanız köpekbalığı saldırmaz

Köpekbalıklarının cirit attığı sularda sağ kalmak artık mümkün olabilir.

Köpekbalıklarının cirit attığı sularda sağ kalmak mümkün olabilir. Yeni bir araştırmaya göre, beyaz ya da açık mavi dalgıç kıyafeti giymek köpekbalığı saldırısını engelelyebilir. Zira araştırma köpekbalıklarının renk körü olduğunu öne sürüyor.

Araştırmacılar, köpekbalıklarının (boğa ve kaplan köpekbalıkları dahil olmak üzere) gözlerinin farklı renkleri ayırt edemediğini ve dünyayı siyah beyaz gördüğünü söylüyor.

Bu da dalgıçların denizin açık maviliğinde açık renkli yüzücü kıyafetleri tercih ederek suyla olan kontrastı azaltmalarını daha doğru bir tercih kılıyor.

Araştırma, Uluslararası Köpekbalığı Saldırısı Dosyası'nın (ISAF) köpekbalığı saldırılarının çoğunda sörfçülerin siyah yüzücü kıyafeti giydiklerini gösteren istatistikleriyle de destekleniyor.

Batı Avustralya ve Queensland Üniversitelerinden araştırmacı ekip, boğa köpekbalıkları, kaplan köpekbalıkları, resif köpekbalıkları ve Port Jackson köpekbalıklarının dahil olduğu 17 köpekbalığı türünün gözlerini inceledi.

Araştırma sonucunda köpekbalıklarının retinalarının sadece tek bir renk konisine yani ışık dedektörüne sahip olduğu ve sadece ışığı ve karanlığı tespit edebildiği ortaya çıktı.

Renkleri normal gören insanlarda üç tür koni bulunuyor.

Araştırmaya öncülük eden Profesör Nathan Hart, köpekbalığının görüşünün, siyah beyaz televizyon izlemeye benzetilebileceğini belirtiyor ve "Bu durumda parlaklık kontrastı cisimleri algılamada çok önemli rol oynuyor" diyor. Profesöre göre, yüzücü kıyafetlerinin daha az dikkat çekici biçimde tasarlanması saldırıların sayısını azaltabilir.

13 Ocak 2011 Perşembe

Müzik dinlemenin morali yükselttiği ispatlandı

Kanada'da bir üniversitede yapılan bir bilimsel araştırma sonucunda, müzik dinlemenin insana moral veren kimyasal bir maddenin salgılanmasına yol açtığı tespit edildi.

Nature Neuroscience adlı bilim dergisinde yayımlanan çalışmada, dopamin adlı kimyasal maddenin, insanın en çok haz duyduğu anlarda salgılandığı da belirtiliyor.

Kanada'daki McGill Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, dopaminin müzik dinleme sonucunda da salgılandığıyla ilgili ilk kez bir araştırma yapıldığını söylüyor.

Dopamin, yemek ve para kazanmak gibi somut uyarıcı durumlar karşısında da salgılandığı gibi, âşık olmak gibi somut olmayan uyarıcı durumlarda da salgılanıyor.

Tatlılardan, kokaine kadar geniş bir dizi uyarıcı da dopamin salgılanmasına yol açıyor.

McGill üniversitesindeki deneylerde, müzik dinleyen grubun zihninde, dinlemeyen gruba oranla yüzde 9 daha fazla dopamin salgılandığı saptandı.

Londra'daki Goldsmiths Üniversitesi'nden müzik psikologu Dr Vicky Williamson, bu araştırmada müziğin insanlar için neden önemli olduğu sorusunun cevaplandırılmadığını ancak bu önemin somut olarak ispatlandığını söyledi.

Kanada'daki çalışmalarda, sekiz deneğin beyinleri üç ayrı oturumda, iki farklı teknik kullanılarak tarandı.

Sekiz kişilik bu küçük gruptan önce, 217 kişilik daha büyük bir deney grubu üzerinde çalışmalar yapılmıştı.

Güneş Sistemi dışındaki en küçük gezegen

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)'ya ait Kepler teleskopu, Güneş Sistemi dışındaki en küçük gezegeni tespit etti.

560 ışık yılı uzaklıkta yer alan ve içinde 150 binden fazla yıldız bulunduran Kuğu Takımyıldızı'ndaki gezegenin en önemli özellikleri, Dünya'ya benzeyen boyutları ve kayalık bir yüzeyinin olması.

İlk kez 8 ay önce fark edilen ve 'Kepler 10-b' adı verilen gezegen, Merkür'ün Güneş'e olan yakınlığı hesap edildiğinde, kendi yıldızına 20 kat daha yakın mesafede yer alıyor. Bu nedenle gezegenin yıldıza bakan tarafındaki yüzey sıcaklığı yaklaşık 1500 derece. Dünya'dan 1,4 kat daha büyük olan Kepler 10-b, gezegenimizin 4,5 katı kadar bir yoğunluğa sahip.

NASA'daki bilim adamları, ilk kez Dünya'nın boyutlarına bu kadar yakın bir gezegen bulunduğuna dikkat çekiyor. Washington'daki NASA merkezinde çalışan bilim adamlarından Douglas Hudgins, Kepler 10-b'nin yeni gezegenler keşfinde bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Kepler teleskopu, Güneş Sistemi dışında Dünya'ya benzeyen yaşanabilir gezegenler bulabilmek için NASA tarafından 7 Mart 2009'da fırlatılmıştı.

Erkekliğin düşmanı içki!

Bira erkeklerin en büyük belalısı çıktı.

Londra'daki King's College'ın araştırmasına göre; bira içerdiği östrojen nedeniyle erkeklerin sperm kalitesini düşürüyor ve döllenme yeteneğini azaltıyor.

Araştırmacılar, aşırı miktarda bira tüketiminin kısırlığa yol açtığını söylüyor.

Üstü açık otomobillerle gelen tehlike

Bilim adamları, üstü açık araba kullanmanın tehlikeli gürültü seviyesine yol açtığını ve kulaklarınız için zararlı olduğunu belirlediler.

Uzun süre saatte 120 kilometre hızla gidildiğinde oluşan gürültünün 100 desibelden fazla olduğunu belirten araştırmacılar, hatta saatte 90 kilometre hızla gitmenin bile 85 desibelin üzerinde gürültüye yol açtığını ifade ettiler. Bu gürültü miktarının ise bir sitenin inşasında oluşan sese eşit olduğu kaydediliyor.

"The Journal of Laryngology and Otology" dergisinde yer alan çalışmada, asfaltın pütürlü yüzeyi, diğer trafik ile rüzgarın sesi ve arabanın hızı gibi faktörler uyumsuz sesler karmaşasını destekliyor. Ayrıca arabaları, kamyonları ya da motosikletleri solladığınızda oluşan gürültü tehlikeyi daha da artırıyor.

Saint Louis Üniversitesi Tıp Okulu'nda görevli araştırmacılar, aralarında Porsche, Saab, Nissan ve Ford marka 5 aracın yer aldığı testlerde 90 ile 120 kilometre hızda oluşan gürültü seviyeleri kaydedildi. Düşük hızda ses seviyesinin düzenli olarak 88 desibelin üstünde olduğu, bununda dizel trenin geçtiği sırada veya bir site inşasında oluşan gürültüye eşit olduğu açıklandı.

Daha yüksek hızda oluşan sesin ise jet uçağının çıkardığı sese eşit olduğu belirtildi. Uzun süreli 85 desibel sese maruz kalmanın işitme duyunuzu tahrip ettiğini söyleyen araştırmacılar, yüksek hızda uzun süre yolculuk yapılacaksa arabanın üstünün kapatılmasını öneriyorlar.

11 Ocak 2011 Salı

9 Ocak 2011 Pazar

FriendFeed’i Türkler diriltti

Zamanın en popüler mikroblog sitesi FriendFeed'i Türkiye'den bağlanan üyeler ayakta tutuyor.

Bir zamanlar çok popüler olan, ancak zamanla Facebook ve Twitter’ın oldukça gerisine düşen mikroblog siyesi FriendFeed, Türkiye’den bağlanan kullanıcılar sayesinde trafik sıralamasındaki yerini koruyor.

Ünlü teknoloji haber sitesi TechCrunch’ın haberine göre, son yıllarda trafiği hızla azalan ve genellikle iş çevresi olmak üzere dar bir kullanıcı kitlesine hitap etmeye başlayan FriendFeed’in düşüşü son 1 yıl içinde şaşırtıcı şekilde yavaşladı. Site fonksiyonlarında önemli bir güncelleme olmamasına karşın yaşanan bu gelişmede Türkiye’den bağlanan üyelerin sayısının ve trafiğinin artması etkili oldu.

Üç dört yıl öncesinin en başarılı sosyal ağı olan FriendFeed, 2009’da Facebook tarafından satın alınmıştı. Ekipteki usta yazılımcılar Facebook kadrosuna büyük katkı sağladı. Facebook alımından sonra trafiği ABD’de hızla düşmeye başlayan site, uluslararası sadık kullanıcılarının yarattığı trafikle ayakta kalmayı başardı.

FriendFeed’in kurucularından olan ve halen Facebook’un teknolojilerden sorumlu genel müdür yardımcılığını yapan Bret Taylor, TechCrunch’a yaptığı açıklamada, sitenin popülaritesinin Türkiye, İtalya ve Japonya’daki kullanıcılar sayesinde sürdüğünü söyledi.

Taylor şöyle konuştu: “FriendFeed’in ABD’deki üye sayısı ve trafiği hızla düştü. Ancak genele bakıldığında, Facebook satın alması öncesine kıyasla, hafif de olsa bir yükseliş görüyoruz. Bunda Türkiye’deki kullanıcıların payı var. Tüm kullanıcılar içinde Türkiye, hatırı sayılır bir farkla birinci sırada.”

Kadın gözyaşı erkeği tedavi ediyor

İsrail'de yapılan bir araştırma, kadının gözyaşındaki bir kimyasalın erkeklerde testosteron hormonu seviyesini düşürdüğünü ortaya koydu.

Wiezmann Bilim Enstitüsü ve Wolfson Hastanesi'nde, gözyaşlarının sözsüz iletişimdeki rolü üzerine yapılan çalışmanın sonunda, kadının gözyaşlarının erkek için kazanım olabileceği saptandı.

Weizmann Enstitüsünden Profesör Noam Sobel, bazı hastalıkların testosteron seviyesi düşürülerek tedavi edildiğini belirterek, bunlardan birinin prostat kanseri olduğunu kaydetti.

Sobel, testosteron düzeyini düşürmek için kullanılan mevcut yöntemlerin yan etkileri bulunduğunu, ''gözyaşı tedavisinin'' bu etkileri yok edeceğini umduklarını ifade etti.

Science Express'te yayımlanan makalede, araştırmaya katılan erkeklerden, acıklı filmler izlerken ağlayan kadınların gözyaşlarını koklamalarının istendiği belirtildi.

Sobel, gözyaşlarının erkeklerin empati duygusunu kabartacağını beklediklerini, ancak bunun yerine erkeklerin nabız ve solunum hızının, tükürükteki testosteron oranının ve beyin taramasının cinsel uyarılmayı azalttığına işaret ettiğini söyledi.

Dünya'daki her şeyi gösteren simülatör!

Dünya'da olan biten her şeyi ama her şeyi gösteren bir simülatör mümkün mü?

Dünya üzerinde yaşanan her şeyi bir bilgisayar programı üzerinde, simülasyon halinde görmek ister miydiniz? İsviçre Federeal Teknoloji Enstitüsü bunu gerçeğe dönüştürmenin peşinde. Ayrıca her şeyi derken hiç de abartmıyoruz.

Yaşayan Dünya Simülatörü adı altındaki proje, hastalıkların yayılmasını, yolların birleşimini, uluslararası finansal bağları, hava durumlarını, savaşları.. her şeyi gösterebilecek. Bunu yapmak içinse bilim adamları, öncelikle bu programa devasa büyüklükte veriler yükleyecek. Bu verilerin hesaplanmasını ise süper bilgisayarlar sağlayacak. Mühendislerin, bilim adamlarının oluşturduğu bir ekip bu verilerin Dünya'da olup bitenlere yakın bir şekilde modelliycek. Daha sonra yapılması gereken ise bu simülatörün, verilerin ve modellerin ne anlama geldiğini anlaması. Araştırmacılar süper bilgisayarların bunları zamanla yapabileceğini söylüyor.

Projenin başındaki isim Dr. Dirk Helbing, Yaşayan Dünya Simülatörü'nde kullanılan teknolojinin yalnızca önümüzde 10 yıl içinde ortaya çıkabileceğini söylüyor. Bu da böyle bir simülatör için biraz daha beklememiz anlamına geliyor.

Buzdan bilgisayar!

Buz gibi bir bilgisayar!

Buz gibi bir kasa, hiç ısınmayan bir bilgisayar... Herkesin hayali olan bu sistem gerçek oldu...


Lenovo'nun "Eğlence anlayışınız nedir?" kampanyası altında başlattığı en çılgın PC fikirleri yarışmasında James Fislar birinci oldu. 10 tasarımcı arasından birinciliğe kavuşan Fislar'ı, zirveye taşıyan PC'nin fotoğrafını yukarıda da görebiliyorsunuz.

Yarışmada "çılgınca" dense de fikrini oldukça sade tutan Fislar, buzun içerisindeymiş görünümü verilen bir kasa ortaya çıkartmış. Öncelikle kasanın kapaklarını kendi tasarladığı kapaklarla değiştiren ödüllü tasarımcı, daha sonra kasanın içerisine ışıklar yerleştirmiş. Bu ışıklar kasanın yaptığı işlemlere göre farklı farklı renkleri kullanıcısına sunuyor.

Tabii ki Fislar, bilgisayarın soğutma sistemini de elden geçirerek, ATI'nin Eyefinity Sistemini kasaya yerleştirmiş.

Google'dan resmi yalanlama geldi

Google'dan, pek çoğumuzu şoke eden dedikoduya resmi cevap geldi; içimize su serpildi...

Android 3.0 Honeycomb ile ilgili her güncelleme ve dedikodu, kullanıcılar tarafından yakından takip ediliyor. Ancak Gingerbread örneğinde olduğu gibi, bazı "sızan bilgiler" asılsız çıkabiliyor.

Geçtiğimiz günlerde, Koreli bir elektronik firması, Android Honeycomb'un en az, çift çekirdekli ARM Cortex-A9 işlemciyle çalışabileceğini iddia etmişti. Bir süre sonra, teknoloji haberlerinde yer bulan iddia tartışmaları alevlendirmişti.

Aynı dedikodu fırtınasına, Android 2.3 Gingerbread öncesinde de tanık olmuştuk. Belki de, aynı tartışmaların tekrar yaşanmasını istemeyen; Android Açık-Kaynak ve Uyumluluk Programı Müdürü Dan Morrill, Twitter hesabından bir açıklama yapma gereği duydu. Dan Morrill, yaptığı açıklamada, Android 3.0'da, herhangi bir minimum işlemci gereksinimi olmayacağını belirtti.

Honeycomb'un sistem ihtiyaçları konusunda başka hiçbir açıklama yapılmadığını göz önüne alırsak, Galaxy Tab sahipleri de güncelleme konusundaki endişelerini bir kenara bırakabilecek görünüyor.

Canlı yayında göktaşını kaçırdı (Video)

BBC astronomu canlı yayında gökyüzünde hareket olmadığından yakınıyordu ki...

BBC astronomu Mark Thompson, canlı yayında gökyüzünde hareket olmadığından yakınırken bir göktaşını kaçırınca ortaya komik görüntüler çıktı.

Stargazing Live programının sunucusu, gökyüzünde hiçbir hareket olmayışından duyduğu hayalkırıklığını seyircilerle paylaşmak üzere kameraya döndüğünde arkada bir yıldız kaydı.

Thompson, İngiltere'nin Macclesfield bölgesinde teleskopunu kurmuş, izleyicilere en yakın galaksi Andromeda'yı göstermek istiyordu.

Ancak stüdyoya bağlandiği sırada seyirciler, sunucunun arkasında kayıp giden yıldızı görebildi.

İzleyicilerden gelen e-posta ve tweet'lerin ardından programın stüdyodaki sunucuları daha sonra kayan yıldızın aslında Quadrantid meteor yağmurundan kaynaklanan bir göktaşı olduğunu doğruladı.

Thompson da "Bütün ülkede bunu görmeyen tek insanım muhtemelen" diye espri yaptı.


Video:

Ford'dan tamamen elektrikli ilk araç

Amerikan otomobil üreticisi Ford, ilk tamamen elektrikli otomobili olan Focus'u Las Vegas'taki elektronik fuarında (CES) tanıttı.

Bir şarjla 160 km yapabilen aracın yıl sonundan önce ABD'de satışa çıkması bekleniyor.

Amerikalı en büyük ikinci üretici Ford'un patronu Alan Mulally, fuarda yaptığı açıklamada, "birçok tüketicinin sıfır emisyonlu otomobil kullanmayı arzu ettiğini ve artık benzin pompasına uğramak zorunda olmak istemediğini biliyoruz" derken, tanıtımını yaptığı otomobilin ne fiyatını ne de menzilini belirtti.

Ford'dan bir yetkili, elektrikli Focus'un Nissan'ın kısa süre önce lansmanını yaptığı Leaf ile rekabet edeceğini ve ikinci şarja kadar 100 mil civarında (160 km) yol yapabileceğini kaydetti.

Elektrikli Focus'un şarj süresinin ise Leaf'inkinin yarısı kadar olduğu, tam şarj için sadece 3 ila 4 saat gerektiği belirtildi.

Sınırlı menzilinin satışı için engel gibi göründüğü araç saatte 136 km hıza ulaşabilecek.

İnsan, balık ve yılan karışımı yaratık! (Video)

Efsane aslında gerçek mi?

Yüzyıllardan beri anlatılagelen, Mezopotamya topraklarında doğmuş Şahmeran efsanesine benzer bir olayın Endonezya'da yaşandığı iddia ediliyor.

Bir video paylaşım sitesinde yayınlanan bu görüntüye göre, Endonezya ile Malezya kültürü ve mitolojisinde rastlanan gizemli bir yaratık olan Jenglot, Endonezya'da görüntülendi.

Endonezya'nın güneydoğusundaki bir köyde görüntülendiği belirtilen ilginç yaratık, köylüler tarafından öldürüldü.

Mitlerde insan, balık ve yılana benzetilen yaratığın, yaklaşık 15 cm uzunluğunda olduğu, yüzünün ve saçlarının insana benzediği görülüyor.

İşte o tüyler ürperten görüntüler;


Video:

Dünyanın sonu mu geliyor?

Ölü kuşlar, balıklar, yengeçler, yok olan arılar, yeşil akan nehir!

Yeni yılın ilk gününden bu yana ardı arkası kesilmeyen ilginç doğa olayları ve hayvan ölümleri haberleri akıllara “Dünyanın sonu mu geliyor?” sorusunu getirdi.

2011 yılının başından itibaren insanları korkutan olaylar meydana geliyor. Bu olaylardan bazıları:

KUŞLAR VE BALIKLAR: Dünyanın değişik ülkelerinde ardarda meydana gelen kuş ve balık ölümleri bu listenin en merak edilen olayı olarak görülüyor. ABD Arkansas eyaletinde kırmızı kanatlı kara tavuk ölümleriyle başlayan olaylar yine aynı eyaletteki bir nehirde, balıkların nedeni anlaşılamayan bir şekilde ölmesiyle devam etti. Daha sonra Louisiana’da 500 kara tavuk, Brezilya’da 100 ton sardalya, Yeni Zelanda’da yüzlerce “snapper” cinsi balık, ABD Maryland eyaletinde 2 milyon balık ölü bulundu. Bunları Danimarka ve İsveç’teki kuş ölümleri takip etti.

Olaylarla ilgili global bir çevre felaketi sonucu oldukları veya biyolojik silah deneyleri yüzünden meydana geldikleri gibi teoriler üretiliyor.

ARILAR ÖLÜYOR: ABD’de yapılan son araştırmalara göre bazı yaban arısı cinslerinin sayılarının son 20 yılda yüzde 90 oranında düştüğü açıklandı. Uzmanlar Kuzey Amerika’da bulunan 50 farklı cins yaban arısından 4 türün ciddi bir tehlike altında olduğunu söylediler. Dünyada yaban arısı miktarındaki düşüşe global iklimdeki değişikliklerin neden olduğu düşünülüyor.

ÇÖLDE KAR: ABD Las Vegas ve Los Angeles kentlerinde son 40 yıl içinde ikinci defa kar yağdı. Nevada Çölü’nün ortasında bulunan Las Vegas’ta kar kalınlığı 20 santime ulaştı. 2008’de yağan kar ise hızla erimişti. Kış aylarında sıcaklığın 20 derece civarında seyrettiği Los Angeles’taki kar, uçuş trafiğini aksatırken Arizona, Utah ve California eyaletlerinde de tipi halinde yağışlar görüldü.

YENGEÇLERE NE OLDU?: Önceki gün İngiltere’nin Kent bölgesindeki sahile vuran 40 bin ölü yengeç ülkede şok etkisi yarattı. Palm Körfezi plajını dolduran yengeçlerin değişen hava koşulları nedeniyle öldüğü düşünülüyor. Bir süre ısınan havaya aldanıp kıyı şeridine giden yengeçlerin havanın soğumasıyla hipotermi geçirip öldükleri sanılıyor.

Parlak yeşil nehir
Geçtiğimiz hafta Kanada’nın Victoria kentinde bir nehrin suyu renk değiştirerek parlak yeşil bir hal aldı. Birkaç saat boyunca kalan bu renk daha sonra eski haline geri döndü. Çevre Bakanlığı nehre yakındaki bir fabrikadan kimyasal sızmış olabileceğini söyledi.

Bir yılda temizlenecek
Son 50 yılın en büyük sel felaketini yaşayan Avustralya’da yağmur dinmiyor. Sel suları yüzünden 9 kişinin hayatını kaybettiği ülkede taşan nehir ve derelerin etkisi altına aldığı alanların büyüklüğü Fransa ve Almanya’nın toplamına ulaştı. En az 1 yıl içerisinde temizlenebileceği söylenen bölgeden yaklaşık 200 bin kişi tahliye edildi. Selin en çok etkilediği Queensland eyaletindeki Rockhampton kentinde su seviyesi 9 metreye yükseldi.

Önümüzdeki günlerde 75 bin nüfuslu kentin yüzde 40’ının sulara gömüleceği, şu ana kadar tam 22 kasaba ve köy sular altında kaldığı belirtildi. Kara ve demiryolu ulaşımı yapılamayan bölgede yeni bir kasırga beklenirken sel sularının çekilmesinin 1 ayı bulacağı ifade edildi. Dünyanın en büyük kömür ihracatçısı olan Avustralya’da sel yüzünden tüm ihracatın yüzde 75’i durduruldu.

Türk Hack Team ( THT ) Volkan Hacked.!




Türk Hack Team gibi saygın bir sitede hackerim diye ahkem kesen salak hacked.Konuyu fazla uzatmıyorum.
İşte kanıtları :


6 Ocak 2011 Perşembe

Opera'dan yeni tablet tarayıcısı! (Video)

Şu anda kullandığınız Opera'dan çok farklı bir Opera tarayıcı daha geliyor... İşte o tarayıcı...

Opera, tablet cihazlarına yönelik yeni tarayıcısını tanıtan bir video yayınladı.

2011'de tablet sayısının artmasıyla beraber, dağıtılan tablet sayısının 54.8 milyona ulaşması bekleniyor.

Sevilen internet tarayıcısı Opera'nın geliştiricileri ise, dokunmatik ve geniş ekranlar için yenilediği web tarayıcısıyla bu gelişmelerden kazanç sağlamak istiyor.

Yeni tarayıcısının bir Android tablette tanıtıldığı videoyu yayınlayan şirket, yeni giriş sayfasını ve çimdikleyerek yakınlaştırma özelliğini gösteriyor.

Şirket, tarayıcının ilk halka açık tanıtımının CES 2011'de yapılacağını söylüyor. Tarayıcının Android dışındaki platformlarda da sunulup sunulmayacağı şimdilik malesef bilinmiyor.

İşte Opera'nın tabletlere yönelik yepyeni tarayıcısı!


Video:

NASA, en saçma bilimkurgu filmlerini seçti

NASA işi gücü bıraktı, gelmiş geçmiş en saçma ve en iyi bilimkurgu filmlerini seçti. İşte o filmler!

Roland Emmerich'in filmi 2012, yapımcısına 100 milyon dolar kazandırdı. Bunun yanında; parçalanan anakaraları, dev dalgaları ve her tarafta uçuşan göktaşlarını seyretmek izleyiciler açısından heyecan verici olabilir ve başarılı bulunabilir. Ancak NASA'ya göre tüm bunlar bilim dışı ve gülünç kurgulardan ibaret.

NASA'ya göre, güneş fırtınalarının yaydığı nötrinolar, bırakın dünyanın çekirdeğini etkilemeyi, radyo dalgalarını etkilemenin ötesine zar zor geçebilir.

NASA filmi sert bir şekilde eleştiriyor ve 2012 filminde kurgulananların, hayallerden, astronomi cehaletinden ve sözde bilimsellikten ibaret olduğunu belirtiyor.

NASA'nın, gülünç bilimkurgu filmlerini ifşa etmek için hazırladığı listenin devamındaysa, diğer çok kazanan filmlerden, The Core (2003), Armageddon (1998) ve Volcano (1997) filmleri yer alıyor.

NASA, ikinci bir listedeyse takdir ettiği filmleri sıralıyor. Bu listeye göre en iyi bilimkurgu filmi Gattaca (1997) oluyor.

İşte, NASA'nın seçtiği, en kötü ve en gerçekçi bilimkurgu filmleri:

En kötü bilimkurgu filmleri
1. 2012 (2009)
2. The Core (2003)
3. Armageddon (1998)
4. Volcano (1997)
5. Chain Reaction (1996)
6. The 6th Day (2000)
7. What the #$*! Do We Know? (2004)

En gerçekçi bilimkurgu filmleri
1. Gattaca (1997)
2. Contact (1997)
3. Metropolis (1927)
4. The Day the Earth Stood Still (1951)
5. Woman in the Moon (1929)
6. The Thing from Another World (1951)
7. Jurassic Park (1993)

Korsanlar sahte Beyaz Saray ile vurdu

ABD'de bilgisayar korsanları, adalet bakanlığı ile askeri ve hükümet çalışanlarının bilgilerini elde etmek için Noel zamanı Beyaz Saray'dan atılmış görüntüsünde sahte elektronik postalar gönderdiler.

Uzmanlar, Noel'den hemen önce ortaya çıkan elektronik postalar tıklandığında, hackerların şifre ve internet bankacılık bilgisi çalmak için sık sık kullandıkları "ZueS" virüsünün alıcının bilgisayarına indirildiğini belirttiler.

Bu saldırının nispeten küçük ve hükümetle bağlantılı kişiler arasında sınırlı kaldığını söyleyen internet güvenliği uzmanları, saldırıyı düzenleyen hackerların geçen Şubatta aynı ZueS virüsünün en az 74 bin bilgisayara bulaşmasıyla sonuçlanan saldırıyı yapanlar olabileceğini kaydettiler.

Analistler, ZueS virüsünün kodlarında, anti-virüs yazılımı ve firewall engelini aşmak için hackerlar tarafından anında küçük değişiklikler yapılabileceği uyarısında bulunuyorlar.

Bilgisayar korsanlarının siber saldırıları, Wikileaks web sitesi tarafından binlerce Dışişleri Bakanlığı kriptoları ve askeri belgenin yayımlanmasının ardından, federal hükümetin siber güvenliği artırma çalışmalarına hız verdiği bir zamana denk geldi.

Türkiye saldırıya uğrayacak!

Teknoloji çağının yeni savaş yöntemi olan "siber saldırı"ya karşı Ankara harekete geçiyor.

Genelkurmay'dan Emniyet Genel Müdürlüğü'ne, bakanlıklardan cep telefonu şirketlerine, Türkiye'nin en ‘stratejik’ kurumlarının bilgisayar sistemleri ay sonunda siber-saldırıya uğrayacak!

Ancak endişeye mahal yok, zira saldırıyı bizzat devlet yapacak.

Tübitak ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 27-28 ocak tarihlerinde "ulusal siber güvenlik tatbikatı" düzenleyeceğini açıkladı. ‘Milli güvenlik siyaset belgesi’ne de giren siber-tehdit’e karşı geliştirecek tedbirleri belirleme amacıyla yapılacak tatbikatta, farklı kurumların bilişim altyapılarının güvenliği test edilecek.

Bankacılık, enerji şebekeleri, havayolu ve ulaşım sistemlerini çökertebilecek tehditlere karşı potansiyel güvenlik açıkları ve sistemlerin zayıf yönleri tatbikat sonunda değerlendirilecek

Tatbikata 34 kuruluş katılıyor; Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Adalet, İçişleri, Ulaştırma ve Sağlık Bakanlıkları, Merkez Bankası, bankalar, üniversiteler, cep telefonu şirketleri ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, bilgisayar sistemleri saldırıya uğrayacak kurumlar arasında.

Kellik tarihe karışacak

Bilim insanları erkeklerin kabusu olan kelliği tarihe gömmek üzere büyük bir buluşa imza attı.

Özellikle erkeklerin kabusu olan kellik, tamamen tarihe karışabilir. Zira, bilim insanları, yeniden uyandırılma potansiyeli taşıyan hücreler buldu. Bu, kel bölgelerde saçın yeniden çıkarılabileceği anlamına geliyor.

Araştırmacılar, kel erkeklerin kafa derilerinin çok sayıda potansiyel saç hücresi içerdiğini keşfetti. Ancak gelişimin bir aşamasında, bunların saç büyütüme kabiliyeti kaybedilmiş.

Şimdi araştırmacılar, bu hücreleri yeniden aktif hale getirebilmeyi ve erkekler için saati gençliğe doğru geri alabilmeyi umuyor.

ABD'deki Pennsylvania Üniversitesi'nden araştırmacı ekip, saç ektiren kel erkeklerin saçsız deri bölgesini inceledi ve bunu saçların çıkmaya devam ettiği deri bölgesiyle karşılaştırdı.

Uzmanlar, iki bölgede de aynı miktarda kök hücre bulunduğunu keşfetti. Bunlar, vücuttaki diğer hücrelere dönüşebilen esas hücreler.

Ancak, bunların ata hücreler olarak bilinen daha ileri bir aşamaya doğru gelişme yeteneği kaybolmuş.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde laboratuvar ortamında genlerin uyandırılmasıyla saçların çıkmasının yeniden sağlanabileceği görüldü.

Ekipte yer alan Doktor George Cotsarelis, kök hücrelerin çokluğu karşısında şaşkına uğradığını belirtirken, bunların gelişmeyi neden durdurduğu üzerinde çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

Cotsarelis, "Kelleşmiş kafa derisinde kök hücrelerin bulunması, bunları canlandırmak için bize umut verdi" diyor.

Araştırma, kelliğe, foliküllerdeki kök hücrelerin sayısı değil, kök-hücre aktivasyonundaki bir sorundan kaynaklanıyor olabileceğini öne sürüyor.

Erkeklerdeki kelleşme sürecinde, saç folikülleri azalıyor, yok olmuyorlar. Saçlar aslında kafa derisinin kel bölgelerinde de mevcut, ancak mikroskobikler.

Cotsarelis'in ekibi, sadece gelişmekte olan embriyolarda aktif olan genlerin uyandırılmasıyla yetişkin bir farede saç foliküllerine yeniden hayat verilebildiğini ortaya koydu.

Araştırmacılar, bir sonraki adımlarının kök ve ata hücreler üzerinde çalışmak ve kadınlardaki saç kaybını da incelemek olacağını söyledi. Araştırma, Clinical Investigation dergisinde yayınlandı.

Ölü kuşlar kıyamet habercisi mi?

ABD'de gökyüzünden ölü kuş yağması olayının boyutlarının daha da geniş olduğu, bir eyalette daha görüldüğü ortaya çıkarken, kuş ölümlerinin kıyamet habercisi olabileceğini söyleyenler var. İsveç'te de gökten ölü kuş yağdı.

ABD'de gökyüzünden ölü kuş yağması olayının boyutlarının daha da geniş olduğu, toplu kuş ölümlerinin ülkenin güneyinde birbirine komşu iki eyalette gözlemlendiği açıklandı.

Arkansas eyaletindeki Beebe adlı yerleşim biriminde, yılbaşı gecesi 1000 dolayında ölü Kırmızı Kanatlı Kara Kuş'un (blackbird) düştüğü açıklanmıştı. Ancak kasaba sakinlerinin, 4.000-5.000 arasında kuş ölüsü temizledikleri, olayın boyutlarının daha büyük olduğu belirlendi. Kuşların topluca neden öldüğü konusu henüz aydınlatılamadı.

Bu gizemli vakanın boyutları, aynı olayın güneydeki Louisiana eyaletinde de meydana geldiğinin ortaya çıkmasıyla daha da büyüdü. Sığırcık kuşlarının ve ABD'ye özgü bir kuş olan Kırmızı Kanatlı Kara Kuş'un topluca ölümüne bu eyalette de rastlandı. Arkansas'taki toplu kuş ölümlerinin olduğu Beebe kasabasının yaklaşık 580 kilometre güneyindeki Labarre kenti yakınlarındaki Point Coupee Parish adlı yerleşim biriminde pazartesi günü, yılbaşından 2 gün sonra, gökyüzünden bu iki türe ait yaklaşık 500 ölü kuş düştü.

Her iki olayın birbiriyle bağlantılı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Arkansas nehri kıyılarında geçen hafta da 100.000'e yakın tambur balığının topluca öldüğü belirlenmişti. Balık ölümlerinin olduğu bölge, Arkansas'taki kuş ölümlerinin olduğu yere yaklaşık 160 kilometre mesafede.

Kıyamet habercisi mi?

Kuş ölümlerinin nedeni hala muamma olarak kalırken, bu olayların kıyamet habercisi olduğunu söyleyenler var. Bu kesimler iddialarını dine dayandırıyor ve özellikle İncil'deki kıyamet vahiylerine atıfta bulunuyorlar.

Yetkililer Louisiana'daki kuş ölülerini toplamayı sürdürürken, Arkansas'taki testlerde kuşların iç travma yaşadığı ortaya çıktı. Buna, tek bir sürünün şidddetli ve alışılmadık bir fırtınaya yakalanmasının ya da yılbaşında atılan havai fişeklerin sebep olmuş olabileceği belirtiliyor.

Kuş uzmanlarının görüşü, endişeye mahal olmadığı yönünde. Uzmanlar bu tür toplu kuş ölümlerinin açlık, fırtınalar, hastalık, böcek zehiri, insan yapımı yapılarla çarpışla ya da insanın yol açtığı rahatsızlıklar sonucu gerçekleşebildiğini belirtiyor.

İSVEÇ'TE DE GÖKTEN ÖLÜ KUŞ YAĞDI

Öte yandan İsveç'in Fallköping kentinde, bu sabah bir yerleşim bölgesine yakın yollarda çok sayıda kuş ölüsü bulunduğu açıklandı.

Fallköping sakinleri sabah uyandıklarında yollarda çok sayıda karga ölüsü ile karşılaşırken, görgü tanıkları ölü kuşların dün gece gökten düştüklerini söyledi.

Yaklaşık 100'e yakın ölü kuşu inceleyen İsveçli kuşbilimci Anders Wirdheim, bunların daha çok küçük karga benzeri kuşlar olduğunu, ölümlerin ağır kış şartlarından dolayı soğuk ve yiyecek bulamamaktan kaynaklanmış olabileceğini açıkladı.

Anders Wirdheim, kuş ölümlerinin herhangi bir zehirli yiyecekten kaynaklanmış olabileceğine de dikkat çekerken, kesin sonuçların yapılacak incelemelerden sonra anlaşılacağını kaydetti.

Çin "yapamaz" denileni yaptı! (Video)

Batılı ülkeler, Çin'in hava kuvvetlerini güçlendirmesine en az on yıl olduğunu düşünürken...

Havacılık uzmanları, Çin'in yeni bir "görünmez" uçağı denemeye başladığına inanıyorlar.

Batılı ülkelerde, Çin'in hava kuvvetlerini güçlendirmesinin en az on yıllık bir süreç olduğu düşüncesi vardı.

Bazı internet sitelerinde yayınlanan fotoğraflarda, bilinmeyen bir havaalanında kalkış testleri yaparken görülen J-20, Çin'in pek de saklamaya çalışmadığı bir "sır" gibi görülüyor.

Aviation Week internet sitesine göre, J-20'nin fotoğraflandığı havaalanında güvenlik oldukça zayıftı ve prototip uçak, çevredeki halka açık arazilerden rahatlıkla izlenebiliyordu.

Bu "sızıntı", Çin'in "görünmez" uçağının 2011'de havalanacağı ve 2017 yılında da kullanımına başlanacağı iddialarını kuvvetlendiriyor.

ABD Savunma Bakanı Robert Gates, bu iddiayı ciddiye almamış ve Çin'in 2020 yılından önce radara yakalanmayan uçaklara sahip olamayacağını iddia etmişti.

Görünmez olarak tanımlanan bu uçaklar, radar, kızılötesi ve diğer tarayıcı cihazlar tarafından fark edilemiyor.


Çinli hacker'lar IE'yi vurdu!

Çin hacker'lar IE'ye saldırıya geçti!

Çinli hacker'ların yeni hedefi Internet Explorer oldu. Ama işin içinde çok farklı işler de var...

Bir güvenlik araştırmacısının geçtiğimiz Cumartesi günü söylediklerine göre Internet Explorer'da meydana gelen bir sızıntı, Çinli hacker'lar hakkındaki şüpheleri haklı çıkarıyor olabilir. Microsoft ise Pazar günü açığı incelediğini açıklamıştı.

Google güvenlik muhendisi Michal Zalewski, kullandığı "cross_fuzz" aracıyla Internet Explorer'da 100'e yakın açık bulmuştu. Aracı temmuz ayında Microsoft'a gönderen Zalewski, şirkete aracı ocak ayında yayımlayabileceğini söylemişti. Ancak Çin'den gelen IP'lerden bug'ların araştırıldığını gören Zalewski, bu olayın ardından aracını yayınladı.

Microsoft, Zalewski'den aracı yayınlamasını ertelemesini istemiş ancak Zalewski, açığın Çinli hacker'lar tarafından kullanılmaya başlandığından endişlendiği için bunu reddetmişti. Başlarda soruna rastlamadığını söyleyen Microsoft, 29 Aralık'ta kendisi de kilitlenmelerin farkına vardığını açıklamıştı.

2010'un tarayıcısı hangisi?


İnternet tarayıcıları 2010'da ne yaptılar?

Firefox, IE, Chrome ve diğerleri... 2010 yılında kim kazandı, kim kaybetti? İşte gerçekler...

2011'e girerken biraz geriye bakıp tarayıcıların piyasa paylarını incelemek için sanırız doğru bir zamandayız. İşte 2010'da tarayıcı dünyasında yaşananlar.

Internet Explorer 8, Microsoft'un en iyisi olmayı sürdürürken Internet Explorer 9'un herkese açık beta sürümü yayınlandı ve sadece üç ayda 20 milyon kez indirildi. Google Chrome, 2010'a 3.0 sürümüyle girdi ve seneyi 10.0 ile kapattı.

Toplamda Chrome 2010'un galibiydi. Internet Explorer ve Firefox toplam pazar paylarında düşüşler yaşarken Chrome, payını neredeyse ikiye katladı. Burada ikiye katlamak tabi ki göreceli bir ölçü. Internet Explorer, Chrome'un kazandığından daha fazla piyasa payı kaybetse de, Chrome'un yaklaşık yüzde 100'lük kazancı, Microsoft'un toplamda yüzde 10'luk düşüşünden az bir orana denk geliyor.

Chrome, Internet Explorer'ı geçebilecek mi?

Internet Explorer'ın tüm sürümlerine baktığımızda 2010'da yüzde 5'den fazla pazar payı kaybı yaşasa da, tarayıcının farklı sürümleri arasındaki durum biraz farklı. Internet Explorer 6 yaklaşık yüzde 7 düşerken Internet Explorer 7 ise pazar payında yaklaşık yüzde 6 kayıp yaşadı. Bu arada Internet Explorer 8 liderliğini sürdürdü ve ve yıl içinde pazar payını yaklaşık yüzde 8 artırarak yüzde 33.02'ye yükseltti.

Chrome ve Firefox gibi tarayıcıları bir arada incelemek biraz zor. Internet Explorer son on yıldır üç sürüm yayınladı ve hala kullanıcıları IE 6'dan ayırmakla uğraşıyor. Chrome ise sadece 2010'da yedi sürüm yayınladı. Sürümlerdeki çeşitlilik ve yeni sürümlerin yayınlanma sıklığı, tek sürümün önemli bir pazar payı elde etme olasılığını düşürüyor.

Apple'ın tarayıcısı Safari de kendinden söz edilmesini hak ediyor. Toplamda dördüncü sırada olan tarayıcı yıl içinde pazar payını artırdı.

Chrome her yıl pazar payını yüzde 5 artırmaya ve IE her yıl yüzde 5 düşürmeye devam ederse IE'yi 2015'de geçebilir. Ancak Chrome'un öncelikle Firefox pazar payını tehdit etmesi muhtemel. Ancak trendin Google'ın tarayıcısının lehine ilerlemeye devam etme ihtimali düşük.

Bedava; ama acele ederseniz; İndirin!

Blu-Ray'lerinizi iPhone'unuz için dönüştürün!

Hemen her PC kullanıcısının ihtiyacı olan bu araç, 10 Ocak'a kadar bedava... İşte indirme bağlantısı

Blu-Ray disklerini tek adımda rip'lemeye ve kodlamaya yönelik bir program arıyorsanız ücretsiz WinX Blu-ray DVD iPhone Ripper tam size göre. Program Blu-Ray videolarını mobil cihazınız için kolaylıkla dönüştürüyor.

DVD'den mobil biçimlere dönüştüren programlar oldukça yaygın olsalar da Blu-Ray rip'leyen programlar için bu geçerli değil. WinX Blu-ray DVD iPhone Ripper, Blu-Ray dönüştürmeyi tek adıma indirgiyor: Blu-Ray diskinizi yerleştirin ve dönüştürün. Program, dönüştürme işlemi sonunda program iPhone, iPad, Zune, PSP veya Apple TV ile uyumlu bir çıktı dosyası sunuyor.

WinX Blu-ray DVD iPhone Ripper, 10 Ocak'a kakar ücretsiz ve sadece Windows'da çalışıyor. Programı indirdikten sonra seri numara olarak aşağıda verdiğimiz kodu girin.

İndirin: WinX Blu-ray DVD iPhone Ripper

Lisans kodu: AB-TQUQYZGY-PFRNUT

DAF Park Isıtıcı Arızası | Daf Parking Heater Setting | Kalibrasyon Yapma | Webasto Arıza Kodları

 Daf XG XF CF Serilerinde bulunan PARK ISITICI yani Webasto kalibrasyonunu göstereceğim. Aracımızın öncelikle soğuk olması gerekiyor sulu w...