trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2013 Perşembe

Trabzonspor Tarihi

Türk futboluna damga vuran üç büyük takıma baktığımızda dokuz şampiyonluğu bulunan Beşiktaş'ın 1903 yılında, on dört şampiyonluğu bulunan Galatasaray'ın 1905 yılında ve yine on dört şampiyonluğu bulunan Fenerbahçe'nin de 1907 yılında kurulduğunu görüyoruz.
Altı şampiyonluğu bulunan ve Anadolu futbolunun lokomotifi olan Trabzonspor'un kuruluş tarihi ise İstanbul takımlarına nazaran oldukça yeni. Logodaki 1967 yılını görenler ister istemez futbolun Trabzon'daki mazisinin oldukça yeni olduğunu düşünüyorlar. Oysa, durum hiç de öyle değil. İzmir ve İstanbul'da olduğu gibi Trabzon'da da futbolun mazisi bir asrı buluyor. İşte, tartışma da bu noktada başlıyor. Divan Başkanı Rıfat Dedeoğlu'nun Genel Kurul'a getirmeyi düşündüğü kuruluş tarihinin değiştirilmesiyle ilgili öneriye geçmeden önce futbolun Trabzon'daki mazisine kısaca bir değinelim.

Trabzon'daki rekabet İstanbul'da bile yoktu

Trabzon'da futbolun tarihini incelediğimizde, bu kentin futbol mazisinin en az İzmir ve İstanbul kadar eski olduğunu görüyoruz. İzmir ve İstanbul'da olduğu gibi Trabzon'da da futbolu ilk kez ecnebiler, yani Rumlar oynamaya başlıyor. Çok kısa bir süre sonra Rumlarla futbol oynamaya başlayan Trabzonlular, ilk kulübü, yani İdmanocağı'nı 1921 yılında kuruyorlar. Başkan Mehmet Rıza Kuğu, öğrenimini İstanbul'da Galatasaray Lisesi'nde yaptığı için İdmanocağı'nın renkleri sarı—kırmızı oluyor. Daha sonra yeşil— beyazlı İdmangücü (1923) ve sarı— lacivertli Necmiati (1923) kulüpleri açılıyor. Bunlara Trabzon Lisesi de eklenince Kavakmeydanı'nda lig usulü futbol maçları oynanmaya başlıyor. Halkın da yoğun ilgi gösterdiği bu maçlarda rekabet öylesine kızışıyor ki, bu durum hiç şüphesiz Trabzon futboluna yarıyor. Karadeniz insanının inatçı yapısı nedeniyle en üst düzeyde gerçekleşen bu rekabetler, İzmir ve İstanbul'daki çekişmeleri bile geride bırakıyor. Sonuçta rekabet kaliteyi, kalite de başarıyı getiriyor. Özellikle İdmanocağı ve İdmangücü kulüpleri, Trabzon'u temsilen katıldıkları Türkiye Amatör Futbol Birinciliği'nde defalarca şampiyon oluyorlar.

Ben kuracağım, sen kurmayacaksın...

Trabzon'un Galatasaray'ı ve Fenerbahçe'si olarak nitelendirilen İdmanocağı ve İdmangücü kulüpleri arasındaki rekabet, Trabzonspor'un kuruluşu sırasında da kendini gösteriyor. Bir araya gelmeyi kesinlikle kabul etmeyen her iki kulüp de Trabzonspor'u kendi kurmak istiyor. 2. Lig kurulalı üç yıl olmasına ve Anadolu'nun diğer kentleri bu ligde mücadele etmeye çoktan başlamalarına rağmen Karadeniz inadı Trabzonspor'un kuruluşunu sürekli geciktiriyor. Takvimler 21 Haziran 1966'yı gösterdiğinde İdmanocağı, Yıldızspor ve Martıspor'un birleşmesiyle sarı—kırmızılı Trabzonspor kuruluyor. Ancak Ankara'ya gönderilmesi gereken bir belgenin zamanında ulaşmaması nedeniyle Trabzonspor'un 1966—67 sezonunda mücadele etmesi askıya alınıyor. Bu gelişmeden iki ay sonra, yani 22 Ağustos 1966'da bu sefer İdmangücü devreye giriyor. Martıspor ve Yolspor ile birleşen İdmangücü, kırmızı— beyaz renklerle Trabzon Gençlik Kulübü'nü kuruyor. Trabzon'u 1966—67 sezonunda bu kulüp temsil ediyor.

Renk tartışmaları aylarca sürdü

Orta sıralarda bitirilen 1966—67 sezonu sona erdikten sonra, İdmangücü'nün önderliğinde kurulan Trabzon Gençlik Kulübü'nü kesinlikle kabul etmeyen İdmanocağı, yürütmenin durdurulması için Danıştay'a dava açıyor. Danıştay, İdmanocağı'nın açtığı davayı haklı bulunca Trabzon için çetrefilli bir dönem daha başlıyor. Bu iki kulüp yine bir araya gelmiyor, kendi renkleriyle Trabzonspor'u kurmak istiyor. Dönemin Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak, iki kulüp birleşmedikten sonra Trabzonspor diye bir takımı kesinlikle kabul etmeyeceklerini söyleyince İdmanocağı ve İdmangücü yöneticileri başka çarenin olmadığını anlayarak birleşmeyi kabul ediyorlar. Fakat aradaki en büyük engel renkler oluyor. İdmanocağılılar sarı—kırmızı, İdmangücülüler de yeşil—beyaz renklerde inat ediyorlar. Renk tartışmaları hem Trabzon'da, hem de Ankara'da Orhan Şeref Apak'ın makamında devam ediyor. En sonunda bu renklerden hiçbirinin olmaması ve her iki tarafın da bir renk tercih etmesi fikri ortaya atılıyor. İdmanocağı tarafı kırmızıya en yakın renk olarak bordoyu, İdmangücü tarafı da yeşile en yakın renk olarak açık maviyi tercih ediyor. Kendi renklerine bağlılık inadı bu seçimlerde de net bir şekilde kendini gösteriyor. Ve arzu edilen güçlü Trabzonspor, iki ezeli kulübün yanı sıra Karadenizgücü ve Martıspor'un da katılımıyla 2 Ağustos 1967 yılında kuruluyor. Böylece bordo—mavili Trabzonspor, dört yıl gecikmeyle 2. Lig'de mücadele etmeye başlıyor. 1973—74 sezonunda 1. Lig'e yükselen bordo— mavili takım, İstanbul takımlarının ambargosuna son vererek tam altı kez şampiyon oluyor.

Dedeoğlu: Kuruluş tarihi 1921'dir

Gelelim, Trabzonspor'un kuruluş tarihiyle ilgili tartışmalara... Aksiyon'a özel açıklamalarda bulunan Trabzonspor Divan Başkanı Rıfat Dedeoğlu, bordo— mavili kulübün kuruluş tarihinin 1921 olarak değiştirilmesini istiyor. Bu isteğini Genel Kurul'da gündeme getireceğini söyleyen Dedeoğlu, güçlü Trabzonspor'un kurulmasında önemli rol oynayan İdmanocağı'nın eski futbolcularından ve başkanlarından. 1968 ve 1969 yıllarında Trabzonspor'un başkanlığını da yapan Rıfat Dedeoğlu, şöyle diyor: 'Trabzonspor'un kuruluş tarihine baktığımızda sanki Trabzon'da futbolun varlığı daha yeniymiş gibi algılanıyor. Bence kuruluş tarihi değiştirilmeli, kuruluşta önemli bir vazife gören ve Trabzon'un en eski kulübü olan İdmanocağı'nın kuruluş tarihi dikkate alınmalı. Bence Trabzonspor'un kuruluş tarihi 1967 değil, 1921'dir. Çünkü, İdmanocağı, Türkiye Birinci Ligi'nde fırtına gibi esen ve altı kez şampiyon olan Trabzonspor'un güçlü altyapısını oluşturan en önemli kulüptür. Kuruluş tarihi 1921 olarak değiştirilirse Trabzonspor'un büyüklüğü daha da iyi anlaşılır'.

Karaağaçlı: Ya 1923 olur, ya da 1966

İdmanocağılı Rıfat Dedeoğlu'nun önerisine en sert tepkiyi İdmangücü'nün eski başkanlarından Refik Karaağaçlı gösteriyor. Hem 1966 yılında kurulan Trabzonspor'un, hem de 1967 yılında kurulan Trabzonspor'un sekreterliğini yapan Karaağaçlı, bu tip tartışmaların yararsız olacağını söylüyor. 'Geçmişte Trabzonspor'un kuruluşuyla ilgili birçok çekişmeler, rekabetler oldu. Ancak ben şimdi bu tip tartışmaların yeniden yapılmasının yararsız olacağını düşünüyorum. Trabzon'da İdmanocağı hakimiyeti hâlâ devam ediyor. Rıfat Dedeoğlu, İdmanocağılı olduğu için Trabzonspor'un tarihinin 1921 olarak değiştirilmesini istiyor. O zaman ben de bir İdmangücülü olarak derim ki Trabzonspor'un kuruluş tarihi ya 1923 olsun, ya da 1966. Kaldı ki 1921 yılında kurulan İdmanocağı ile 1923 yılında kurulan İdmangücü kulüpleri halen amatör kümede mücadele ediyorlar'.

Özak: Diğer illerin durumu da aynı

Futbola İdmanocağı'nda başlayan ve Trabzonspor'a hem oyuncu olarak, hem de başkan olarak hizmet eden Faruk Özak da aşağı yukarı Refik Karaağaçlı gibi düşünüyor. Trabzonspor'un kuruluş tarihinin değişmesi halinde diğer şehir takımlarının tarihlerinin de değişeceğini belirten Özak'ın düşünceleri ise şu şekilde: 'Mesela, Samsunspor'un kuruluş tarihi 1965 ama daha önce de Samsun'da futbol vardı. Zonguldak'ta da öyle, Eskişehir'de de öyle, Adana'da da öyle... Trabzonspor'un tarihi 1921 olarak değişirse, bu sefer diğer iller de değiştirmek isteyebilir. Bence Trabzonspor'un profesyonel olarak kuruluş tarihi 1967'dir ve öyle kalmalıdır. Gerçi 1966'da kırmızı—beyaz renklerle kurulan Trabzonspor var ama bence kuruluş tarihini bir yıl geriye almanın bir anlamı yok. Kuruluş tarihinin 1967 olması, futbolun Trabzon'daki mazisinin 1910'lu yıllara kadar dayandığı gerçeğini değiştirmez. Ama yine de bu konunun Genel Kurul'da tartışılmasında yarar var'.

17 Ekim 2010 Pazar

Kasımpaşa 0 Trabzonspor 7

Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasında Trabzonspor Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda Kasımpaşa'yı 7-0 yendi. Maçın gollerini 2. dakikada Alanzinho, 33 ve 46. dakikalarda Burak, 44 ve 80. dakikalarda Umut, 66 ve 83. dakikalarda Jaja kaydetti. Maçın 56. dakikasında Trabzonspor'da Umut'un bir topu da direkten döndü. Karşılaşmanın 60. dakikasında ise Kasımpaşa'dan Keller kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.

Kasımpaşa'da zor günler geçiren teknik direktör Yılmaz Vural'ı bu ağır yenilginin ardından daha da zor günler bekliyor. Bu sonuçla Trabzonspor puanını 17'e yükseltirken, Kasımpaşa 2 puanda kaldı. Trabzonspor maça Onur, Serkan, Mustafa, Egemen, Cale, Ceyhun, Selçuk, Colman, Alanzinho, Burak ve Umut ilk 11'i ile çıktı.

PERDEYİ ALANZINHO AÇTI!

Maça Trabzonspor hızlı başladı. Bu sezon ligde ilk maçına ev sahipliği yapan Kasımpaşa'nın stadı Recep Tayyipr Erdoğan'da Trabzonspor golü 2. dakikada buldu. Serkan'ın sağ kanattan getirdiği topta Alanzinho topla ceza yayı üzerinde buluştu ve vuruşunda top ağlarla buluşurken, Trabzonspor 1-0 öne geçti. Daha sonraki dakikalarda Kasımpaşa golün şokunu üzerinden atlatmaya çalıştı. Trabzonspor ise 2. gol için yüklenmeye başladı.

SERKAN'IN ASİSTİ BURAK'IN BİTİRİCİLİĞİ!

Karşılaşmanın 22. dakikasında sağdan ceza alanına giren Alanzinho'nun yaptığı plase vuruşu kaleci Murat Şahin iyi önledi ve Tarbzonspor 2. golden oldu. Maçın 27. dakikasında ise Kasımpaşa'da sakatlanan Ersen Martin yerini Bebbe'ye bıraktı. Maçın 33. dakikasında yine sağdan Serkan'ın getirdiği topta ceza alanında topla buluşan Burak topu Murat Şahin altından ağlara yolladı ve fakı ikiye çıkardı.

UMUT AFFETMEDİ!

Trabzonspor'da sağ kanatta bir dinamo gibi çalışan Serkan 35. dakikada Yekta'ya yaptığı hareketten ötürü sarı kart gördü. Trabzonspor 2 farklı galibiyeti bulmasına rağmen ataklarına devam ederek, oyunu yavaşlatmadı. Kasımpaşa ise ilk yarıda istediği oyunu sahaya yansıtamadı. Maçın 44. dakikadasında Ceyhun'un ara pasında topla buluşan Umut takımının 3. golüne imza atarak skoru 3-0'a taşıdı. İlk yarının kalan bölümünde başka gol olmayınca, Trabzonspor soyunma odasına 3-0'lık üstünlükle gitti.

İKİNCİ YARI BURAK'IN GOLÜ İLE BAŞLADI

Trabzonspor ikinci yarıya da golle başladı. Maçın 46. dakikasında sağdan ceza alanına giren Burakın vuruşunda kaleci Murat'ın solundan top ağlarla buluştu. Trabzonspor 4-0 ardından da atkalarını sürdürdü. Kasımpaşa savunmasının arkasına atılan her topta Trabzonspor gol tehlikesi yarattı. Maçın 50. dakikasında yine savunmanın arkasıan atılan topta Burak ceza alanına girdi ve vuruşundan bu sefer kaleci Murat başarılıydı. Böylece Tarbzonspor farkı beşe çıkarma şansını kullanamadı.

UMUT DİREĞE TAKILDI, KELLER KIRMIZI KART GÖRDÜ!

Maçın 56. dakikasında Kasımpaşa savunmasının arkasına atılan topta Umut kaleci Murat ile karşı karşıya kaldı, vuruşunda top direkten auta çıktı. Karşılaşmanın 59. dakikasında Bebbe ceza alanında yerde kaldı. Kasımpaşalı futbolcular penaltı beklerken, hakem Bebbe'yi aldatmaya yönelik hareket yaptığı için sarı kartla cezalandırdı. Bu tartışmalar arasında hakem Keller'e de kırmızı kart gösterdi.

JAJA'NIN TRABZONSPOR'DAKİ İLK GOLÜ

Karşılaşmanın 66. dakikasında Jaja Kasımpaşa savunmasının yine arkasına atılan topta Jaja kaleci Murat ile karşı karşıya kaldı ve vuruşunda takımının 5. golüne imza attı. Jaja böylelikle Trabzonspor'daki ilk golünü attı. Kasımpaşa savunmasının verdiği pozisyonlar bir takımın ne kadar zor duruma düşebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Trabzonspor farkı açmak için Kasımpaşa kalesine yüklenmeye devam etti.

ÖNCE UMUT SONRA JAJA!

Karşılaşmanın 80. dakikasında bir kez daha sahneye golcü futbolcu Umut çıktı ve takımının 6. kendisinin ise 2. golüne imza attı. Karşılaşmanın 83. dakikasında bu sefer Trabzonspor'un Brezilyalı futbolcusu Jaja kendisinin 2. takımının 7. golüne imza attı. Maçın sonlarına doğru Trabzonspor da temposunu düşürdü. Kalan bölümde başka gol olmayınca Trabzonspor Kasımpaşa'yı deplasmanda 7-0 yendi.
Bordomavi.net

22 Ağustos 2010 Pazar

Trabzonspor Nedir ?




[T]aa derinden gelir sevgim,
[R]üzgarıyla okşar yüzümü.
[A]lemi boğar bu dünyayı,
[B]iz şampiyonluğu,
[Z]evkle bekleriz
[O]nunla olduğumuz sürece
[N]efretle beklemeyiz
[S]evgiyle bekleriz
[P]aslarını bekleriz
[O] oynayışı bekleriz
[R]ahatça biz ŞAMPİYON TRABZONSPOR diye bağırmayı bekleriz

16 Haziran 2010 Çarşamba

Balçıkla Sıvayamadınız


Sahada Fenerbahçeliler’in dillere destan olan (!) iki dakikalık şampiyonluk kutlaması kadar bile sevinmesine, gurur duymasına fırsat vermezler. Başarıya bedel ödettirirler.

BALÇIKLA SIVAYAMADINIZ!

2005 yılında Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe maçı bizler için oldukça önemliydi. Zirve yarışındaydık ve Nisan ayının son günlerinde oynanan bu maç bizim için son dönemece girilirken çok büyük önem taşıyordu. Keza Fenerbahçe için de öyle. Cem Papila’nın futbol kurallarına tam 17 defa getirdiği yenilikçi (!) yorumlar ile maçı kaybetmiş, üzüntü içindeydik.

Teknik Direktörümüz Şenol Güneş’e basın toplantısında hakemle ilgili yorumu sorulduğunda oldukça değişik ama bir o kadar da hedefi bulan bir açıklama gelmişti. Tüm futbol camiası nasıl bu kadar gaddarca hakem kararlarıyla alaşağı edildiğimizi sorgularken Şenol Hoca eleştiriyi kendi oyuncularına getirirken hedefi de onikiden vuran şu cümleleri söylüyordu:

- Bu maçta hakemin maçın atmosferinden ve Saraçoğlu Stadyumu’ndan etkilenebileceğini konuşmuştuk oyuncularımla. İkili pozisyonlarda çok dikkatli olmaları gerektiğini de söylemiştim onlara. Maalesef bunda başarılı olamadık!

Aslında o akşam için hakeme daha ağır şeyler söylenemezdi; ama öyle bir üslupla ve öyle seçilmiş kelimelerle söylemişti ki, bu kelimelere verilebilecek bir cevap yoktu.

Şenol Güneş bu takımda futbolcu, kaptan ve teknik direktör olarak görev aldı. Kazanılan kupaların %90’ında da kupa töreninde yer aldı, ter akıttı, emek verdi. Hani “en büyük Trabzonsporlu kim” sorusu var ya? İşte bu çok gereksiz soruya verilmesi gereken sadece bir tek cevap olsa, belki de o Şenol Güneş olmalıdır.

“Türkiye’nin en büyük futbol adamı kimdir” diye sorulsa onun cevabı da kanımca yine Şenol Güneş olmalıdır. Onun kadar çok apolet taşıyan bir futbol adamı daha yoktur Türk Futbolu’nda. Ülkede genel alışkanlık olduğu üzere kariyeri de, başarıları da hep tartışmaya açılır nedense.

Bu büyük futbol adamı bu sene bir kere daha dersler verdi Türk Futbolu’na ve camiaya. Kimi bu derslerden pay çıkardı, kimi inatla eski ön yargılarının gardiyanlığında kendi dar kafalarının içinde hapsoldu.

Kupa kutlamalarında yüzü güldü, dert oldu bazılarına. Alışmamıştık onun bu kadar içten, mutlu gülüşüne. Onu bu gülüşe alıştırtmamıştık çünkü. Her zaferinin bedelini ödemeye mahkûm ettik onu. Her zaferin ardından bedel ödetti ona, kendi ön yargıları içine hapsolanlar. O da ödedi durdu, “neden” diye sormadan.

Trabzonspor’un başına teknik direktör olarak bu dördüncü gelişinde de bana büyük bir rahatlık yaşattı Şenol Güneş. Bizler için çok özel, çok kıymetli olan bir emanettir Trabzonspor ve bu emaneti gözü kapalı teslim edebileceğimiz kişilerin belki de en başında gelmektedir. Çünkü bu emanetin kıymetini bilmek bir tarafa, bu emanete kıymet verenlerin de en başında gelenlerden biridir. O halde Trabzonspor ona emanet edildiğinde ona zarar getirmemek için elinden gelenin en iyisini yapacağından yana kuşku da yoktur.

Peki, biraz da bu değerli futbol adamının yarattığı değer sayesinde evine ekmek götürenlerin ona karşı tavrına ne demeli?

Şanlıurfa’da basın toplantısı. Daum ile Güneş yan yana. Şenol Hoca biraz gergin görünüyor. Ben yadırgıyorum ama az sonra onun tecribelerinden dolayı baştan sezebildiği gerginlik sebebini anlıyorum ben de. Trabzon’dan gelen yerel basından muhabir ona soruyor:

- 5 Mayıs 1996, 5 Mayıs 2010. Neler söylemek istersiniz?

Şenol Hoca’nın yüzü asılıyor, ben ise olduğum yeri eritecek kadar kızıyorum. Nedir şimdi bu? Bu soruda hedeflenen nedir? Neyi öğrenmek için böyle bir soru sorulur?

Şenol Hoca bir kez daha yanıtlar: “Geçmişte yaşamıyoruz, geleceğe bakıyoruz”.

Geleceğe parıltılar saçan Trabzonspor kupayı kazanır ve sene ortasında hayal bile edemeyeceğimiz kadar yüksek bir morale ulaştırır Trabzonsporlular’ı. Tesadüf bu ya, senenin son maçı da Saraçoğlu’nda Fenerbahçe iledir. Denizlispor maçında oynanan coşkusuz, durgun futbol alınan galibiyete rağmen bizleri Fenerbahçe maçı için tedirgin etmiştir. Kupanın gelmesiyle beraber oluşan aşırı pozitif hava, beraberinde fiziksel olarak düşüşü de getirmiştir. Son maça hem mental, hem de fiziksel olarak hazırlanmak çok güçleşmiştir. Trabzon’da basın toplantısı yapan Güneş’in önüne aynı soru temçit pilavı gibi bir kere daha getirilir.

Şenol Güneş büyük bir sabırla bir daha ve bu sefer uzun uzun anlatır. Geçmişte takılmamak gerektiğini, o günlerden alınan derslerin gelecekte atılacak adımlarda kendileri için tecrübe olacağını anlatır. Soruyu soranlar ise eminim ki Şenol Hoca’nın anlattıklarından hiçbir şey anlamamaktadır. Önemli olan sansasyonel bir cevaptır belki de; ama Şenol Hoca’nın bu soruya sansasyonel bir cevap vermeyeceğini anlamak için daha kaç defa sormak gereklidir bu soruyu?

Sorarlar durmadan. 1 hafta önce alınan kupa başarısının bir bedeli olmalıdır elbet.

Saraçoğlu Stadı’nda yaşananlar ve Trabzonspor’un büyük mücadelesi benim için kupanın kazanılmasından da önemlidir. Pek çoğumuz böyle düşünmese de kaybedilen bir kupanın yerine yenisi alınır; fakat kaybedilen prestijin yerine yenisinin konması neredeyse imkânsızdır. Bazı kalemler için amaç Güneş’i çamurlarıyla sıvamaktır. Maç öncesi bazılarının yakışıksız, hatta ahlaksız söylemleri Trabzonspor’u çok rahat çıkabileceği bir maç yerine adeta bir Şampiyonlar Ligi finaline mahkûm etmiştir. Ve ligi kafasında bitirmiş bir camia böyle bir yükü kaldırabilecek midir, şüphelidir.

İşte bu şartlar altında Şenol Güneş ve onun elindeki kutsal emanetimiz Trabzonspor, kendini ispata çıkar Saraçoğlu’na. Oynadığı oyundan ziyade verdiği asil mücadele dillere destan eder Trabzonspor’u bir kere daha.

Üstelik sahada asil bir mücadele veren Trabzonspor, oyunu çirkinleştirmiyor, futbolcular zaman geçirmek için yerde yatmıyor, hakem oyunu durdurunca topu eline alıp gitmiyor, tribünleri gerecek hareketler yapmıyor, tüm tahriklere karşın rakip oyuncuları tahrik etmiyor, sadece oyununu oynamaya çalışıyor.

Bu başarının mimarı olan Şenol Güneş’e ise bu başarının bedeli ödettirilir Fenerbahçeliler tarafından. Böyle bir atmosferde yeni bir Anadolu Destanı yazan Trabzonspor’un komutanı basın toplantısı yaparak, kendisine abuk subuk sorular soranların gözlerinin içine bakamaz.

Yaptırmazlar basın toplantısını.

Oysa Şenol Güneş bir kere daha tarih yazmış, Türk Futbolu’nun makus talihine yön değiştirtmiştir. Konuşmak en çok onun hakkıdır o gece. Konuşturmazlar.

Sahada Fenerbahçeliler’in dillere destan olan (!) iki dakikalık şampiyonluk kutlaması kadar bile sevinmesine, gurur duymasına fırsat vermezler. Başarıya bedel ödettirirler.

Hiç sıkılmadan başarıları için bedel ödese de, o da biliyor ki, kazandıkları kariyer ve insanlık hanesine birer birer yazılıyor. Tarih onun başarılarını dar kafalara inat not ediyor.

Yeni sezon plan ve hazırlıklarının başlayacağı bu günlerde benim gibi düşünen Trabzonsporlular’ın içi oldukça rahat ve huzurlu. Zira emanetimiz için gözümüz arkada kalmıyor. Onu verebileceğimiz en emin ellere teslim ettik çünkü.

Böyle bir futbol adamımız, böyle güvenilir bir limanımız var, ne mutlu bize.

Tunga LİMAN
Bordomavi.net

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Onların kaderi aynı


Ülkelerinde her sezona şampiyonluk parolasıyla başlıyorlar. Ancak ikisi de uzun süredir bu başarıyı yakalamıyor... İngiliz temsilcisi Liverpool ve Trabzonspor'dan bahsediyoruz.
Avrupa’nın üst düzey ekiplerine baktığımızda iki takım var ki, kendi liglerinde her sezona şampiyonluk parolasıyla başlıyor, ancak zirveye ulaşamıyor. Trabzonspor ve Liverpool’dan bahsediyoruz. İngiltere’de Liverpool, 1990’dan beri şampiyonluğu yakalayamadı. Yani Kırmızılılar, 19 senedir taraftarını bu açıdan mutlu edemiyor. Gelelim Trabzonspor’a... 1984’te mutlu sona ulaşan Bordo-Mavililer, bu kupayı müzesine götüren tek Anadolu ekibi. Ancak Karadeniz temsilcisi, 26 yıldır şampiyonluk yaşayamadı. Bu iki takım arasındaki diğer benzerlik ise, kötü sonuçlar alındığı zaman ilk hedefin teknik adamları olması... Yani bugün de olduğu gibi; Hugo Broos ve Rafael Benitez!

When we look at Europe's top teams the two teams, however, in its league championship every season starts with a password, but you can not reach the summit. Trabzonspor from Liverpool and we are talking about. Liverpool in England, could not capture the championship since 1990.Ie Red, the people are 19 years of fans from this point can not be happy. Let us come Trabzonspor ... The burgundy-blue reached the end of 1984, please, take this cup is the only museum of Anatolian teams. However, representatives of the Black Sea, lived for 26 years, could not win. Other similarities between these two teams, the worst results when the first goal of the technical guy to be ... So today, as well, and Rafael Benitez Hugo Broos!

I Love You Trabzonspor I Love You Liverpool

9 Şubat 2010 Salı

Trabzonspor: 3-0 Manisaspor



Takımımız ligin 20. haftasında İstanbul Olimpiyat Stadı'nda konuk ettiği Manisaspor'u 3-0 mağlup etti.
STAT: Olimpiyat

HAKEM: Cüneyt Çakır, Serdar Akçer, Kemal Yılmaz

TRABZONSPOR: Onur, Ömer Aysan, Song, Giray, Cale, Serkan (Dk. 82 Gabriç), Ceyhun, Colman, Sezer, Teofilo (Dk. 72 Ferhat), Umut (Dk. 87 Murat Tosun)
TEKNİK DİREKTÖR: Şenol Güneş

MANİSASPOR: İlker, Ferhat, Kalabane, Hüseyin Tok, Eren, Güven (Dk. 63 Yiğit Gökoğlan), Mehmet Nas, Yiğit, Nizamettin (Dk. 63 Şener), Isaac, Simspon (Dk. 69 Ersen Martin)
TEKNİK DİREKTÖR: Reha Kapsal

GOLLER: Dk. 22 ve 76 Umut, Dk. 41 Ceyhun (Trabzonspor)

SARI KARTLAR: Yiğit, Isaac, Kalabane (Manisaspor), Ceyhun (Trabzonspor)

İLK YARI
Maç başladı.
2. dakikada Sezer'in soldan yaptığı ortada Umut yükseldi ama topa vuramadı.
7. dakikada Song çok kritik bir müdahaleyle topu Isaac'in önünden alıp taca gönderdi.
9. dakikada Nizamettin'in ortasında kaleci Onur'a faul yapan isim Simpson oldu Manisaspor'da...
15. dakikada Serkan çok hızlı geldi sağ kanattan yine, ortasını da yaptı ama Umut uzanıp topa vuramadı.
16. dakikada Ömer'in ortasında Umut kafayı vurdu ama top İlker'de kaldı.
18. dakikada Simpson'un vuruşunda top direkten döndü ve kaleci Onur'un kucağında kaldı.
22. dakikada Umut Bulut'un ceza sahası dışından vuruşunda top ağlara gitti ve skor 1-0 oldu... Mükemmel bir gol Umut'tan...
26. dakikada Ceyhun'un kullandığı frikikte top barajdan geri geldi.
37. dakikada Ceyhun'un uzun pasında Teofilo topa hareketlenmedi.
38. dakikada Teofilo sağdan geldi ön direğe çevirdi... Umut topu aldı ama Hüseyin son anda araya girdi...
39. dakikada Manisaspor kontratakla etkili geldi. Önce Simpson topu taşıdı ve pasını Güven'e aktardı ama Güven'in ortasında top Isaac'e gelmedi.
41. dakikada GOOOLLL... Mükemmel bir gol yine... Ceyhun Gülselam'ın ceza sahası dışından vuruşunda top ağlara gitti. Farkı 2'ye çıkardı takımımız...: 2-0
44. dakikada Umut'un vuruşunda top yandan dışarı çıktı.
Müsabakanın ilk yarısı takımımızın 2-0 üstünlüğüyle tamamlandı.

İKİNCİ YARI
İkinci devre başladı.
48. dakikada Ömer'in kullandığı taç atışında Colman topu ayağında tutamıyor.
53. dakikada Ferhat'ın sağ kanattan yaptığı ortada Ömer topu kafayla uzaklaştırdı.
54. dakikada Güven'le sağ kanattan etkili geldi Manisaspor... Yapılan ortada önce Onur boşa çıktı ama sonrasında topa sahip olmayı başardı.
55. dakikada 3. gole çok yaklaştı. Serkan'ın pasında topla buluşan Teofilo'nun vuruşu zayıf olmasa golü yapabilirdi Kolombiyalı oyuncu.
56. dakikada Isaac bıraktı topu, Mehmet Nas vurdu... Onur için çok kolay top...
57. dakikada takımımız etkili gelmeye başladı ikinci yarıda da... Cale'nin pasında topla buluşan Colman'ın vuruşunda top defanstan geri geldi. Dönen topu Sezer tamamladı ama bu sefer de kaleci İlker başarılıydı.
60. dakikada Ceyhun'un sağ çaprazdan çektiği şutta top yandan dışarı çıktı.
64. dakikada Teofilo'nun ara pası geçse kaleciyle karşı karşıya kalabilirdi Serkan.
68. dakikada takımımız için şanssız an... Colman'ın kullandığı frikikte Cale kafayı vurdu ama top üst direğe çarpıp auta gitti.
76. dakikada GOOLLL... Umut Bulut'un vuruşunda top ağlara gitti ve skor 3-0 oldu. Colman'ın vuruşunda direkten dönen topu Umut tamamladı ve golü yaptı.
86. dakikada Cale'nin soldan ortası Umut'tan önce Ferhat araya girdi... Yine Cale ortaladı... Gabric'in kafa vuruşu farklı şekilde auata gitti...
Maç takımımızın 3-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Kaynak : trabzonspor.org.tr

DAF Park Isıtıcı Arızası | Daf Parking Heater Setting | Kalibrasyon Yapma | Webasto Arıza Kodları

 Daf XG XF CF Serilerinde bulunan PARK ISITICI yani Webasto kalibrasyonunu göstereceğim. Aracımızın öncelikle soğuk olması gerekiyor sulu w...