15 Mayıs 2011 Pazar

Aşkla hayata tutundular.!

8 çocuğu olan ve adeta kalplerini yenileyen çift, şimdi ikinci baharını yaşıyor.

70 yaşındaki Veli Karabacak ile 69 yaşındaki Meryem Karabacak, bundan yaklaşık 50 yıl önce hayatlarını birleştirerek, aynı yastığa baş koydu.

Çiftin bu mutlu evliliğinden 3'ü kız toplam 8 çocuğu oldu. 1975 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) Karabacak Ailesi için sıkıntılar geçtiğimiz yıl baş gösterdi. Yıllardır başta göğüs ağrısı ve nefes darlığı olmak üzere çeşitli rahatsızlıkları bulunan Meryem ve Veli Karabacak, şifa bulmak için Ada'daki sağlık kuruluşlarına başvurdu ancak herhangi bir sonuç alamadığı ve rahatsızlıkları da içinden çıkılmaz bir hal aldı. Çareyi Türkiye'de arayan yaşlı çift, akrabalarının da tavsiyesi üzerine Adana'da faaliyet gösteren Özel Ortadoğu Hastanesi'ne başvurdu. Burada hemen tedavilerine başlayan Karabacak çiftine anjiyo yapılması kararı alındı.

AYNI AMELİYATHANEDE AYNI ANDA AMELİYAT OLDULAR
Kalpleri duran ve doktorların birbirlerinden ayrılmaması amacıyla aynı ameliyathanede yine aynı anda ameliyata alınan Meryem ve Veli Karabacak çifti, aşklarıyla adeta hayata yeniden döndü. Kalp-Damar Hastalıkları Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Alaaddin Pekedis'in başkanlığında Dr. Ahmet Bülbül ve Dr. İlhan Sarı'dan oluşan heyet tarafından by-pass ameliyatı olan çift, söz konusu ameliyatın ardından da yine aynı odada yoğun bakımda tutuldu. Yaklaşık bir haftalık tedavinin ardından da sağlıklarına kavuştu.

Ameliyata girmeden önce içinde en ufak bir korku bile olmadığını anlatan Meryem Karabacak, "Söyleyecek çok şey yok aslında. Ameliyata girdik ve bir bakıma kurtulduk da diyebilirim. Ameliyata girerken hiç korkmadım. Ameliyattan çıktıktan yaklaşık bir saat sonra da eşimi yanıma getirdiler. Çok şükür sağlığımıza kavuştuk" dedi.

"AMELİYAT ÖNCESİNDE BİRBİRİMİZLE VEDALAŞMADIK"
Eşiyle birlikte yılardır aynı sağlık sorunlarını yaşadıklarını anlatan Veli Karabacak ise, "Kıbrıs'ta derdimize çare bulamadık. Türkiye'ye gelerek, tedavimizi burada sürdürme kararı aldık. Yakın akrabalarımızın tavsiyesiyle Adana'ya gelerek, burada eşimle birlikte aynı anda ve yine aynı yerde ameliyat olduk. Ameliyat öncesindeyse vedalaşma gibi bir durum olmadı. Çünkü olduğumuzdan daha sağlıklı bir şekilde ameliyattan çıkacağımıza inanıyorduk. Bu inançla da içimiz rahattı. Eşimin ameliyatı benimkinden önce bitti ve ben ondan sonra çıktım ameliyathaneden. Allah'a çok şükür şimdi sağlık durumumuz çok iyi" diye konuştu. Karı-kocanın aynı anda birbiri ardına bay-pass olması tıpta çok ender rastlanan bir durum olduğunu kaydeden Özel Ortadoğu Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mehmet Bayrak, böylesi bir ameliyatın gerek kendi hastanelerinde, gerekse de bölgede bir ilk olduğunun altını çizdi.

"KALPLERİNİ GENÇLEŞTİRİP ONLARI SEVGİ İÇİNDE TABURCU ETTİK"
Bayrak, konuşmasını da şöyle sürdürdü: "Bu tür bir ameliyata ev sahipliği yaptığımız için ayrı bir mutluluk yaşıyoruz. Asıl mutluluğumuzsa bu iki insanımızın yeniden sağlıklarına kavuşmasıdır. Onların birbirlerine olan sevgisi, Karabacak çiftini de hayata bağladı. Biz sadece onların kalplerini gençleştirdik. Kendilerine uzun ve mutlu bir yaşam diliyorum".

Ameliyatı gerçekleştiren ekibin başında yer alan Opr. Dr. Alaaddin Pekedis de, Mehmet Karabacak'ın yaklaşık bir yıl önce yapılan anjiyosunda ameliyat kararı alınmasına rağmen kendisinin korktuğu için buna yanaşmadığını anlattı. Pekedis, eşi Meryem Karabacak'ın da yine aynı rahatsızlığı yaşaması nedeniyle çiftin birbirine destek olarak, hayata birlikte tutunduklarını ifade ederek, "Bende çiftin bu sevgisini görünce ikisini de aynı anda anjiyoya yapıp, aynı ameliyathanede yine aynı anda by-pass yaptık. Aynı anda kalpleri durdu ve tekrar aynı anda çalıştı. Onları gençleşmiş bir halde, sevgi içinde onları taburcu ettik" ifadesini kullandı.

Eurovision Galibi AZERBAYCAN

Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen 56. Eurovizyon Şarkı Yarışması'nda Azerbaycan 221 puanla birinci oldu. Sonucun açıklanmasıyla birlikte Azerbaycanlı şarkıcı Nigar Cemal, elinde Türk bayrağıyla sahneye koştu.
Bizlerde tebrik ederiz komşu ülkemiz kardeş ülkemiz AZERBAYCAN'ı.

Manchester United şampiyon: 1-1


Premier Lig'de 37. hafta karşılaşmalarında Blackburn Rovers'a konuk olan Manchester United şampiyonluğunu ilân etti...


Premier Lig'de 37. hafta karşılaşmalarında Manchester United, Blackbur Rovers deplasmanında ihtiyacı olan 1 puanı almayı başararak şampiyonluk ipini göğüsledi.

13 Mayıs 2011 Cuma

FC Liverpool vs AC Milan 3-3

Evet sıra geldi 2005 yılına.6 yıl önceydi dile kolay şampiyonlar ligi şampiyonluğunu belirleyecek son maça yani final maçındayız.Maç öyle bir inanılmaz şekilde başlamıştıki Milan golü henüz 1.dakikada bulmuştu.Ve 45 dakika dolmadan Milan skoru 3-0'a getirmişti Liverpool karşısında.Artık tek düşünce vardı şampiyon artık Milan.İstanbulun fatihi Milandı.
2. Yarı başlamıştı İstanbul olimpiyat stadında,önce örnek kaptan Steven Gerrard çıktı sahneye.Takımını ve taraftarını ateşler gibiydi,Liverpool'a ayrılan bölümden sesler çıkmaya başlamıştı.Hani dünyanın bildiği dünyanın dilinden düşmeyen bir şarkıları vardıya.
You'LL Never Walk Alone sesleri yükselmeye başlamıştı.
İşte biz buradayız biz Şampiyonu Milan yapmayacağız der gibiydiler.Öylede oldu 3-1 derken 3-2'yi yakalarken 3-3 oldu.Şampiyonlar ligi şampiyonumu kim oldu izleyin görün.

Bmw 5.20 Real Drift

Selamlar internette takılırken yakaladım.Bmw sevenlerden biriyim ve ( M Power ve CLS GTR ) ayrı bir zevktir benim için.Yanlamanın en güzellerinden birisini sizlerle paylaşmak istiyorum.
İşte karşınızda real drift BMW 5.20

10 Mayıs 2011 Salı

Fulham 2 vs 5 Liverpool

Liverpool'un Avrupa aşkı 'Maxi'mum: 2-5

Dalglish'in öğrencileri son haftalardaki farklı galibiyetlerine bir yenisini eklerken; maçın yıldızı, iki haftada iki hat-trick yapan Maxi Rodriguez'di.



Premier Lig'de Avrupa kupalarına gitme mücadelesi veren Liverpool, iki haftadır kazanan ancak ligde bir hedefi kalmayan Fulham'a konuk oldu.

Maxi Rodriguez destanı

Liverpool maça inanılmaz bir başlangıç yaptı. Henüz 1. dakikada Suarez sol kanattan bindirme yaptı ve güzel bir ortayla arka direkteki Meireles'i gördü. Onun vuruşunda dönen topu Maxi Rodriguez, Schwarzer'in çabasına rağmen ağlara göndermeyi başardı: 0-1. Golden sonra da Liverpool akınları devam etti. Bu sefer Johnson topu arka direğe kesti, bir kez daha sahneye çıkan Maxi, ikinci kez Schwarzer'i avladı ve skoru 2-0'a getirdi. 15. dakikada Hangeland'ın müdahalesiyle yerde kalan Suarez penaltı beklese de hakem devam dedi. Bu pozisyondan bir dakika sonra fark üçe çıktı. Kaleyi gördüğü anda çok güzel bir çıkartan Dirk Kuyt, Fulham ağlarını bir kez daha havalandırdı ve skoru 3-0 yaptı. Sonraki dakikalarda tempoyu düşüren Liverpool, Fulham'a da istediği oyunu oynatmadı. 32. dakikada gelişen Fulham'ın ilk tehlikeli atağında Dempsey'in şutunu Johnson direk dibinden çıkarttı ve ilk 45 dakika Liverpool'un 3-0'lık üstünlüğüyle geçildi.

Gol yağmuru devam etti


Fulham ikinci yarıya farkı azaltma çabalarıyla başladı. 49. dakikada Zamora'nın kafa vuruşu kaleciden döndü. 50. dakikada bu sefer Gudjohnsen tehlikeli geldi ancak İzlandalı golcünün vuruşu direğin yanından dışarı çıktı. Ataklarını devam ettiren ev sahibi ekip, 57. dakikada aradığı golü buldu. Zamora'nın pasında topla buluşan Dembele güzel bir vuruşla Reina'yı avladı ve skoru 3-1'e getirerek takımını umutlandırdı. Sonraki dakikalarda farkı bire indirmek için pozisyon arayan Fulham'ın umutlarına, karşılaşmanın yıldızı Maxi Rodriguez son verdi. 70. dakikada gelişen Liverpool atağında topu önünde bulan Arjantinli, mükemmel bir vuruşla topu köşeden ağlara gönderdi. Bu golün ardından iyice dağılan Fulham çok geçmeden beşinci golü de kalesinde gördü. Shelvey'in ara pasında hareketlenen Suarez, skoru 5-1'e getirdi. 86. dakikada ceza sahası dışından çok sert bir şut çeken Sidwell, Reina'yı avlayarak farkı yeniden üçe indirdi: 2-5. Kalan dakikalarda skor değişmedi ve Liverpool, Manchester City-Tottenham maçı öncesinde çok önemli bir üç puanı hanesine yazdırdı.

"Şampiyonluk için adak adadım"


Trabzonspor'un Arjantinli oyuncusu Gustavo Colman, her sabah evinde uyandığında pencereden denize bakarak güne, 27 yıldır başarılamayan şampiyonluğun gelmesiyle ortaya çıkacak mutluluğu düşünerek başladığını ve kulübe bu düşüncelerle geldiğini söyledi.

Trabzonspor taraftarının 'Komando' lakabı verdiği Colman, Trabzonspor Dergisi'nin mayıs ayı sayısındaki röportajında, ''Trabzonspor'da 3. yılımı geride bıraktım. Dönüp baktığımda bu kadar zamanın geçtiğine inanamıyorum. Zaman çok hızlı ilerledi. Aynı zamanda benim buradaki gelişimim çok hızlı oldu. Çocuklarım burada büyüyorlar, ailem burada. Ben ve ailem Trabzon'da olmaktan dolayı çok memnunuz. Çünkü çok hareketli bir yaşam sürmüyoruz. Sakinliği tercih eden insanlarız. Bu şehir bize çok uygun. Taraftarların benim için kullandıkları lakap da çok hoşuma gidiyor'' dedi.

Colman, Trabzonspor'da oluşan bu çekirdek kadronun yaklaşık 2,5-3 senelik bir çalışmanın eseri olduğunu belirterek, ''Bu süreç sonunda takım içerisinde birbirini çok iyi tanıyan, birbiriyle çok iyi anlaşan oyuncular ortaya çıktı. Selçuk ile benim birlikteliğim de böyle bir birliktelik. Takım birlikteliği, bütünlüğüyle bunu yakaladık. Takım artık öyle bir hale geldi ki parçalar birbirini hem çok iyi tanıyor hem de tamamlıyor. Herkes arkadaşının hangi noktalarda yardıma ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyor ve bu bütünlükle başarılı işler ortaya çıkarıyor'' diye konuştu.

Selçuk İnan'ı sürekli takip edenlerin onun Avrupa'nın herhangi bir takımında çok rahatlıkla, hiç zorluk çekmeden oynayabileceğini söylediğini kaydeden Colman, ''Zaten Türk Milli Takımına girmesi bunun en büyük göstergesi. Benimle oynamasına gelince; sahadaki en büyük yardımcım diyebilirim. Her zaman en yakınımda olan, her zaman yardımıma ilk koşan ve buradaki en büyük partnerim, en önemli yoldaşım'' ifadelerini kullandı.

''MAÇLARDA İLERİYE ÇOK ÇIKMA ŞANSIM OLMUYOR''
Colman, geçen sezonki maçlarda 11 gol attığını ifade ederek, ''Şimdi birçoğu ister istemez bu sayıya bakıp formsuz olduğum yorumunu yapıyorlar. Bu sezon çok farklı bir yerde ve farklı bir şekilde oynuyorum. Hepsinden önemlisi çok farklı bir görev üstleniyorum. Daha çok defansif bir görev bu. Dolayısıyla ileriye çok da çıkma şansım olmuyor ya da çıktığım pozisyonlarda ancak golün hazırlayıcısı olabiliyorum. Bunu bir form düşüklüğü olarak nitelendirmek bence pek hakkaniyetli olmaz'' dedi.

Çok iyi bir devre arası hazırlık kampı geçirdiklerini ve dengeli bir programla çalışmalarını yürüttüklerini anlatan Colman, şöyle devam etti:

''Ama işin içerisine zihinsel yorgunluk girmeye başladı. Çünkü liderken bir şeylere tekrar başlamak beraberinde bir yorgunluğu getiriyor. Bunun sonucunda bir bocalama dönemi yaşadık ama ondan sonraki döneme bakarsanız takım yeniden kendini bulmaya başladı. Devre arasında yapılan çalışmaların meyvelerini teker teker toplamaya başladık. Ben kişisel olarak bunu rahatlıkla hissedebiliyorum. Koşarken, mücadele ederken, hiçbir zorluk yaşamıyorum.

Zaman zaman sorunlu ya da beklentilere cevap veremediğim, yapmam gerekenleri yapamadığım dönemler oluyor. Bunu çok iyi biliyorum ve kabul ediyorum ama genel olarak burada bir süreklilik ve iyi bir adaptasyon yaşadığımı söyleyebilirim. Mutlaka her sezonun belli birkaç maçında istenilenin altında oyun oynamışımdır. Ama genel itibariyle bir süreklilik yakaladığımı hissediyorum. En azından çok fazla sakatlanmadım, takımdan çok ayrı kalmadım, formsuz olduğum dönemler de çok uzun sürmedi. 2-3 maç sonra kendimi toparlayıp yeniden takıma döndüm. Bu anlamda bir sürekliliğim var sanırım.''

''BURAK DURDURULMASI İMKANSIZ OYUNCU''
Trabzonspor'da birlikte oynamaktan keyif aldığı oyuncuların başında Selçuk İnan'ın geldiğini vurgulayan Colman, ''Çünkü onunla çok iyi anlaşıyoruz, aramızdaki diyalog çok farklı. Jaja, Yattara, Alanzinho, Umut ve Burak çok kaliteli oyuncular ve onlarla oynamak keyif verici. Ayrıca diğer takım arkadaşlarım da takıma büyük katkı sağlıyorlar. Özellikle Burak ile ilgili ayrı bir şeyler söylemek istiyorum. Burak gününde, gücü kuvveti yerinde olduğu zaman durdurulması imkansız bir oyuncu oluyor. Aramıza katıldığı günle şimdiki form grafiği arasında kişisel olarak bir karşılaştırma yaptığımda açıkçası gözlerime inanamıyorum. Çünkü hem müthiş bir güç, hem de müthiş bir güven kazandı. Ayrıca yaptıklarıyla bizi sırtladı ve taşımaya devam ediyor'' dedi.

Colman, kendisinin Hüseyin Avni Aker Stadı'nda oynadığı hiçbir maçta baskı altında hissetmediğini kaydederek, ''Bir çok kişi bizi burada baskı altında kaldığımızı, bundan dolayı da zorluk yaşadığımızı düşünüyor ama buna katılmıyorum. Bana göre bu şehrin ve bu stadın geçmişi buraya gelen takımların üzerinde çok ciddi bir baskı oluşturuyor. Bursaspor'u ele alalım, bu ligin son şampiyonu. Buraya geliyor ve kendini kapanmak zorunda hissediyor. Bütün takımlar bunu yapıyorlar. Dolayısıyla bu bizden çok rakip takımın işini zorlaştırıyor. Ben açıkçası kişisel olarak geldiğim günden beri bu stada çıktığımda kendimi hiç böyle bir baskı ya da stres altında hissetmedim'' diye konuştu.

''TRABZON, FARKLI BİR ŞEHİR''
Colman, Trabzon'un çok sakin gibi görünen ama o sakinliğinin altında çok büyük bir yoğunluk, çok büyük bir heyecan ve hissiyat taşıyan bir yer olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

''Buranın insanları da bu şehir gibiler. Çok sakin gibi görünüyor ama duygu yoğunluklarını çok şiddetli şekilde yaşıyorlar. Bu özelliklerinden dolayı benim için çok uygun bir yer. Çünkü ben de öyle görünüyorum ama bazı şeyleri çok çok yoğun yaşıyorum, sanılandan da yoğun yaşıyorum. Bir de biz Arjantinliler olarak Türklere zaten benziyoruz, futbol bazında da böyle. Biz de çok fanatiğiz ama beni burada en çok şaşırtan taraftarlar oldu. Arjantin'de ne olursa olsun bir takımın taraftarının deplasman maçına gitmesi, hele ki orada tribün egemenliğini ele geçirmesi çok zor, hatta imkansız bir şey. Ama burada bunun tam tersini gördüm. Gittiğimiz her yerde taraftarımız bizimle birlikte. Hatta bazı statlarda ev sahibi gibi oynuyoruz. Yurt dışına çıkıyoruz ama manzara değişmiyor. Ben bu yüzden Trabzonspor taraftarlarını her zaman arılara benzetiyorum, bunu her seferinde söylüyorum.''

Trabzonspor ile 2 yıllık sözleşmesinin bulunduğunu ancak geleceğiyle ilgili birşey söylemesinin zor olduğunu belirten Colman, ''Hayatımda bugünün yoğunluğu çok arttı ve açıkçası böyle sorulara cevap vermekte zorlanıyorum. Çünkü ligin bitmesine çok az bir zaman kaldı ve 27 seneden beri yapılamamış bir şeyin peşindeyiz. Ben sabah evde kalktığım zaman önce pencereden denize doğru bakıyorum. Güne her sabah denize bakarken 27 yıldır başarılamayan şampiyonluğun gelmesi halinde ortaya çıkacak mutluluğu düşünerek başlıyorum. Kulübe de bu düşünceyle geliyorum. O yüzden şu anda bir gelecek planı yapamıyorum'' dedi.

Bordo-mavili takımın bu sezon gösterdiği başarının kendisini şaşırtmadığını kaydeden Colman, ''Bunu tahmin edebiliyordum, çünkü bu takım buraya gökten zembille inmedi. Transfer olduğum sezon oluşturulan kadro ilk sezonunda, aslında şampiyonluğa çok yaklaşabilecek fırsatı yakalamıştı ama iç sahada kaybettiğimiz o iki maç bizim o şansımızı elimizden almıştı. Bu takım sürekli olarak yavaş yavaş da olsa bir gelişim gösterdi ve buralara kadar geldi. O yüzden bu benim için şaşırtıcı bir performans değil'' ifadelerini kullandı.

''ADAK ADADIM''

Şampiyonluk için dua etmediğini ancak bir adak adadığını belirten Colman, ''Aslında söylenmez derler ama ben bunu söylemekte bir sakınca görmüyorum. Eğer ki şampiyon olursak ülkeme gittiğim zaman kutsal bir kilise var. Ülkenin önemli kiliselerinden biri. Oraya 5-6 saatlik bir yolu yürüyerek gitmek zorundayım. Bu şekilde bir adak adadım'' diye konuştu.

Futbol ve müziğin hayatında önemli tutkular olduğunu belirten Colman, ''İkisi de birbirlerine gerçekten benziyorlar. Futbol ve müzik insana hem ilham hem de şevk veriyor. İkisiyle de uğraşıyorum ve ikisini de çok seviyorum. Ben daha çok yerel müzikler dinliyorum. Dinlediğim o yerel müziklerin ritmi de aslında futbolun oyun ritmine yakın'' diye konuştu.

Arjantinli oyuncu orta sahada bir maestro gibi kendisini değerlendirilip değerlendirilmemesine ilişkin olarak ise ''Ben de diğer oyuncular gibi bana verilen görevi en iyi şekilde sahada yerine getirmeye çalışıyorum. Ben açıkçası kendime böyle bir sıfat yakıştırmazdım. Ben, elimden geleni yapan, terinin son damlasına kadar akıtmaya çalışan bir oyuncuyum. Bence Burak gibi, Jaja gibi oyucular böyle yakıştırmaları hak ediyorlar. Çünkü onlar bir maçın gidişatını, kaderini değiştirme potansiyeline gerçekten sahipler. Ben de elimden geldiği kadar bu tipteki oyunculara yardımcı olmaya çalışıyorum'' diyerek sözlerini tamamladı.

DAF Park Isıtıcı Arızası | Daf Parking Heater Setting | Kalibrasyon Yapma | Webasto Arıza Kodları

 Daf XG XF CF Serilerinde bulunan PARK ISITICI yani Webasto kalibrasyonunu göstereceğim. Aracımızın öncelikle soğuk olması gerekiyor sulu w...